Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/3209 E. 2021/4924 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3209
KARAR NO : 2021/4924
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bilecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2015/228 Esas, 2017/286 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı ve bir kısım davalılar Nafiye, Melek, Erol ve Hülya vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvuru talebinin HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; Bilecik ili, Merkez ilçesi 733 (yeni 249/6) ve 746 parsellerde (yeni 249/5) kayıtlı taşınmazların 11/16 (88/128) paylarının müvekkiline, geri kalan payların ise davalılara ait olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan bodrum+zemin+3 kattan oluşan betonarme yapının müvekkili tarafından yapıldığını, yine dava konusu taşınmazın bahçesinde bulunan fidanların da müvekkili tarafından dikildiğini, taşınmazlarla ilgili derdest ortaklığın giderilmesi davası olduğunu belirterek, 733 ve 746 parsellerde bulunan bodrum+zemin kat+3 kattan oluşan betonarme bina ve fidanların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalıların bir kısmı davayı kabul ederken, bir kısmı da reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; 733 parsel (yenileme çalışması sonrası 249 ada, 6 parsel) üzerinde bulunan B+Z+3 katlı betonarme bina ile 10 adet kiraz, 4 adet şeftali, 1 adet armut, 1 adet fındık ağacı ve 746 parsel (yenileme çalışması sonrası 249 ada 5 parsel) üzerinde bulunan 1 adet kiraz, 9 adet şeftali, 3 adet armut, 1 adet badem ağacının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve bir kısım davalılar Nafiye, Melek, Erol ve Hülya vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi neticesinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince (2018/586 E, 2018/571 K), davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ise harç, vekalet ve yargılama gideri yönünden kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş, karara karşı, davacı vekilince davalı Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediğinden bahisle temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde “Miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı da 2018 yılı itibariyle 47.530 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Somut olayda; dava değeri, davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir. Aynı şekilde davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalı, dava konusu taşınmazın tapudaki payı oranında sorumlu tutulacaktır. Bu doğrultuda; davacı vekilinin, Hazine aleyhine hükmedilecek vekalet ücreti yönünden kararı temyiz ettiği sabit olduğuna göre; 11/16 payın davacıya, 3/16 payın diğer davalılara, 2/16 payın da davalı Hazine’ye ait olduğu dikkate alındığında Hazine’nin payı oranında sorumlu olacağı değerin (29.171,87 TL) 2018 yılı itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 47.530 TL’nin altında kaldığı ve kararın temyizi kabil olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davacı vekilinin sadece vekalet ücretine yönelik temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle miktar ve değeri 47,530 TL’yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.