YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3603
KARAR NO : 2019/8978
KARAR TARİHİ : 14.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14/02/2019 tarihli ve 2018/12911 Esas, 2019/1495 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 4055 (yeni 1794 ada 6 parsel) ve 4056 (yeni 1794 ada 7 parsel) parsellerde kayıtlı kargir dokuma atölyesi vasfında, üzerinde fabrika binası bulunan taşınmazların paydaşı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazların paydaşı olmadığı halde taşınmazlar üzerinde bulunan fabrika binasının tümünü 2011 yılı ocak ayından itibaren işgal ettiğini ve müvekkillerinin kullanmasına engel olduğunu belirterek, elatmanın önlenmesine ve her iki müvekkili için toplamda 6.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla her bir davacı için taleplerini 24.618,66 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 4056 parselde kayıtlı (yeni 1794 ada 6 parsel sayılı) taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesine, boş olarak teslimine ve her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 24.618,66 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş olup; hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; hüküm, Dairemizin 14.02.2019 tarihli ve 2018/2911 Esas, 2019/1495 Karar sayılı ilamı ile ecrimisil hesaplama yöntemi doğru görülmediğinden bahisle bozulmuştur. Bu defa davacılar vekilince bu kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıların, 4055 (yeni 1794 ada 6 parsel) ve 4056 (yeni 1794 ada 7 parsel) parsellerde kayıtlı olduğunu bildirdikleri fabrika binasına davalının elatmasının önlenmesini istedikleri kuşkusuzdur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; Mahkemece, keşfe fen bilirkişisi refakatinde gidilmeden ve talebe konu fabrika binasının bulunduğu parsel veya parseller tereddüde mahal vermeksizin belirlenmeden ayrıca müdahalenin kroki üzerinde gösterilmesi sağlanmadan, eksik araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi uygun görülmemiştir.
Bununla birlikte; kabule göre de, her ne kadar hükümde davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilen taşınmaz eski 4056 parsel yeni 1794 ada 6 parsel olarak belirtilmişse de, eski 4056 parselin yeni 1794 ada 7 parsel olduğu anlaşılmış olup; infazda tereddüt oluşturacak mahiyette ve çelişkili şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Ayrıca, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçeleri bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Ne var ki, somut olayda, Mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez. Hükme esas alınan 08.12.2014 tarihli raporda; taşınmazın 2013 yılı için aylık kira gelirinin 1.900 TL olduğu tespit edilmiş, ecrimisil hesaplamasında, ilk dönem ecrimisil tutarının belirlenip, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere hesaplanması gerekirken, geriye dönük olarak hesap edilmiş; ilk dönem için tespit edilecek ecrimisil miktarı üzerinden davacıların payları üzerinden hesap yapılması gerekirken, hesabın hangi kriterler baz alınarak yapıldığının ortaya koyulmamış olması da doğru görülmemiştir.
O halde Mahkemece yapılacak …; müdahale yönünden; dava konusu taşınmazlar başında fen bilirkişisinin de katılımıyla yeniden keşif yapılması, talebe konu fabrika binasının bulunduğu parsel/parsellerin açık ve net olarak belirlenmesi ve en nihayetinde davalının müdahalesinin krokiye bağlanmak suretiyle duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması, ecrimisil yönünden ise; yukarıda belirtilen ilke ve açıklamalar doğrultusunda bilimsel verilere uygun, denetime elverişli şekilde ecrimisil hesabı konusunda rapor alınarak ecrimisilin belirlenmesi ve tüm bu işlemler yapıldıktan sonra karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 14.02.2019 tarihli ve 2018/2911 Esas, 2019/1495 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.