YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3775
KARAR NO : 2019/9163
KARAR TARİHİ : 17.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.03.2019 tarihli ve 2016/2654 Esas, 2019/2678 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, tarafların dava konusu 19 parselde paydaş olduğunu, derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından tarım yapılabilmesi için imar ve ihya edildiğini, ağaçlandırma yapıldığını açıklayarak, dava dilekçesinde yazılı muhdesatların müvekkiline aidiyetinin tespiti isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, teraslama çalışmasına ilişkin isteğin taşınmazın ihyası niteliğinde olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği eda davasına konu edilebileceği, bu istek dışındaki talepler bakımından kabul kararı verildiği açıklanarak, davanın kabulüne, adet ve nitelikleri 22.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen muhdesatların davacıya aidiyetinin tespitine dair kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 13.03.2019 tarihli ve 2016/2654 Esas, 2019/2678 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu kez davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Öncelikle, davacılar tarafından aidiyetinin tespiti istenen dava konusu kavak ağaçlarının niteliği itibariyle, belli bir süre arz üzerinde kaldıktan ve belli bir büyüme süresine geldikten sonra kesilecek ağaç türlerinden olması, ticari maksatla dikilen ve olgunlaştığında yani bir süre sonra kesilip yararlanılmak üzere dikilen kavak ve söğüt gibi ağaçların taşınmazın mütemmim cüzü yani tamamlayıcı parçası niteliğinde kabul edilmemesi, 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında ise, muhdesatın, mütemmim cüz niteliğinde olduğu, bir başka deyişle geçici ve taşınabilir olmaması ve taşınmaza sıkı sıkıya bağlı bulunması gerektiğini söylemenin yanlış olmayacağının vurgulanması, kavak ve söğüt gibi ağaçların ise muhdesat niteliğinde olmaması, taşınır hükümlerine tabi mal niteliğinde olması, bu nedenle sorunun çözümünün TMK’nin 728. ve 729. maddelerinde aranması gerekliliği karşısında, Mahkemece talebe konu kavak ağaçları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kavak ağaçları ile ilgili de kabule karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu belirtildikten sonra, bu talepten fazlasına veya başkasına karar veremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/2. maddesine göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Buna göre, davacı tarafça dava dilekçesinde, araziye değer katan 3 teraslama, 80 zeytin ağacı, 5 ceviz ağacı, 3 elma ağacı, 6 incir ağacı, 6 armut ağacı, 25 kavak ağacı, 5 asma, 2 palamut ve 1 fıstık çamı ile ilgili talepte bulunulduğu halde, hükümde 80 adet zeytin ağacı, 5 ceviz ağacı, 6 incir ağacı, 6 armut ağacı, 1 adet fıstık çamı yanında talep dışına çıkılarak 6 adet elma ağacının tespitine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Ayrıca, dava dilekçesindeki talepler içinde 3 teraslama, 5 asma ve 2 palamut ağacı da bulunmasına ragmen, davacı tarafından yapıldığı ve dikildiği iddia edilen bu taleplerle ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi talebe konu edilen muhdesatların, mahallinde yapılan keşifte mümkünse bütün halinde fotoğraflanması, teknik bilirkişiye uygulama ve denetime elverişli düzenlettirilecek basit kroki üzerinde durumları itibarıyla gösterilmesinin istenmesi, bu şekilde tespit edilen muhdesatlarla ilgili infazda kuşkuya yer vermeyecek şekilde karar verilmesinin sağlanması gerekirken bu hususun da yerine getirilmemesi doğru değildir.
3. Kabule göre de; mahkeme gerekçesinde teraslama çalışmasına ilişkin isteğin taşınmazın ihyası niteliğinde olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği eda davasına konu edilebileceği, bu istek dışındaki talepler bakımından kabul kararı verildiği açıklanmasına ragmen, hüküm kısmında davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi ve reddedilen bölüm yönünden yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hükmün tüm bu sebeplerle bozulması gerekirken maddi hata ile Dairenin temyiz incelemesi sonunda onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmakla davalının karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda bentler halinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairenin 13.03.2019 tarihli ve 2016/2654 Esas, 2019/2678 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz ve karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 17.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.