Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/393 E. 2021/2438 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/393
KARAR NO : 2021/2438
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2016/21 Esas, 2017/424 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne kısmen reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 1483 ada 166 parsel taşınmazdaki zemin 2 nolu bağımsız bölüme davalının haksız müdahalesinin men’ini ve tahliyesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ihtar tarihinden geriye dönük 5 yıllık 30.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. 09.03.2017 tarihinde verdiği dilekçe ile davacılar vekili ecrimisil ve taşınmazın toplam değeri bilirkişi raporunda 103.251,38 TL olarak belirlendiğinden talebini 73.251,38 TL artırmıştır.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalının haksız elatmasının önlenmesine, taşınmazdan tahliyesine, 27.254,16 TL ecrimisil bedelinin davacıların hisseleri oranında dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın elatmanın önlenmesi yönünden kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 480,32TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal yasal faizi ile davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu kez davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesinin kararını süresi içerisinde temyiz etmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de “Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı 2018 yılı itibarıyla 47.530,00 TL olarak uygulanmaya başlamıştır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
Somut olaya gelince, temyize sadece ecrimisil alacağı konu edilmiş olup ecrimisil alacağı belirsiz alacak niteliğindedir. Davacı dava dilekçesinde; ecrimisil yönünden dava değerini 30.000,00 TL olarak göstermiş olup mahkemece 27.254,16 TL ye hükmedilmiş ve davacılar vekili tarafından hükme karşı istinaf yoluna gidilmemiştir. Ne varki davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil yönünden 480,32 TL ye hükmedilmiş olup davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiğine göre reddedilen miktarın 2018 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle miktar ve değeri 47.530,00 TL’yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.