YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4179
KARAR NO : 2019/8191
KARAR TARİHİ : 26.09.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … Çeçen vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne, 72.930,50 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair ilk kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine Daire’nin 16.05.2018 tarihli ve 2016/4123 Esas, 2018/12717 Karar sayılı ilamı ile “ …babadan oğula bu şekilde yapılan taşınmaz hissesi ve üzerindeki yapıya ilişkin devrin bedelsiz ve bağış niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay ve Dairemizin yerleşik uygulamaları da bu yöndedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.02.1997 tarihli ve 1996/710 Esas, 1997/72 Karar numaralı kararı). Bu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Ne var ki, dosya kapsamına göre davacının kişisel mal savunmasının aksini iddia ve ispat etmediği, taşınmazın bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge ve delil sunmadığı anlaşıldığına göre, öncesinde babası adına kayıtlı olan taşınmaz hissesi ve üzerindeki yapının davalıya devrinin bedelsiz olduğunun kabulü ile davalının kişisel malı olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. “gereğine işaret edilerek bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine Dairenin 27.03.2019 tarihli ve 2018/13965 Esas, 2019/3288 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili bozma ilamından sonra sunduğu karar düzeltme dilekçesinde, tarafların temyiz aşamasında yaptıkları sulh görüşmeleri sonucunda 12.02.2016 tarihli mutabakat başlıklı belge ile anlaşmaya vardıklarını belirterek bozma kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, dilekçe ekinde 12.02.2016 tarihli mutabakat başlıklı belge örneğini dosyaya sunmuştur. Bu aşamada, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile mahkemece anılan belge değerlendirilerek bir karar verilmek üzere bozma ilamının ortadan kaldırılmasına, değişik gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken Daire tarafından maddi hataya dayalı olarak karar düzeltme isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Maddi hataya dayalı olarak verilen ilama mahkemece uyulmuş olması davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmez. Açıklanan nedenlerle, Dairenin 16.05.2018 tarihli bozma ilamından önce taraflar arasında düzenlenen 12.02.2016 tarihli mutabakat başlıklı belge mahkemece değerlendirilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.