YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4334
KARAR NO : 2019/8977
KARAR TARİHİ : 14.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalılar …, Nimet ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; vekil edeninin, davalıların murisi…’den 949 ada 4 parsel sayılı taşınmazda haricen pay satın aldığını ve satın aldığı kısma iki katlı ev yaptırdığını, bu payın adına tescili için açtığı ferağa icbar davasının … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1991/292 Esas, 1991/404 Karar sayılı ilamı ile kabul edildiğini ve bahsi geçen kararın kesinleştiğini ancak kararın infazının yapılmadığını, bu arada taşınmazın… mirasçıları olan davalılara intikal ettiğini ve bazılarının hisselerini sattığını, bazılarının muvazaalı devir yaptığını belirterek, dava konusu taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucu oluşan, davalı … ve davalı … adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmaz ise fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000 TL tazminatın müteveffa… mirasçılarından hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslahla taleplerini arttırmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9196 ada 7 parseldeki davalı … adına kayıtlı 82/159 hissenin (82 m²) iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili, davalılar … ve Nimet, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil bu mümkün olmaz ise tazminat taleplerine ilişkindir.
1. Davalıların tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin tazminat talebine ilişkin temyiz itirazına gelince;
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davacının bir kısım davalıların murisi…’den satın aldığı ve kesinleşen mahkeme kararı ile adına tesciline karar verilen kısma yaptığı evin imar uygulaması sonucu oluşan 9196 ada 7 parselde kaldığı ve davacının satın aldığı payın 170 m²’ye tekabül ettiği, düzenleme ortaklık payı düşüldüğünde bu payın en az 110 m² olması gerektiği ancak bahsi geçen parselde davalı … adına kayıtlı 82/159 hissenin 82 m²’ye tekabül ettiği ve bu parselde davalılar adına kayıtlı başkaca hisse olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde terditli olarak, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulü mümkün olmaz ise tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının evinin bulunduğu parselde, davalılar adına kayıtlı başka bir hisse olmadığından, davacı adına tesciline karar verilemeyen 28 m² için davacı vekilinin tazminat isteği Mahkemece zamanaşımı geçtiğinden bahisle reddedilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; bu tür tazminat davalarında zamanaşımı, ifanın olanaksız hale gelmesinden itibaren işlemeye başlar. Somut uyuşmazlıkta, ifanın olanaksız hale geldiği ve dolayısıyla zamanaşımının işlemeye başladığı tarih, eldeki davanın açıldığı tarihtir. O halde tazminat talebi bakımından zamanaşımı süresinin geçmediği kuşkusuzdur.
Öte yandan, davacı vekili,…dışındaki davalıların murisi… aleyhine açılan ve davacı lehine sonuçlanan … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1991/292 Esas 1991/404 Karar sayılı ilamına dayanarak talepte bulunmuştur. Ancak davalı … bahsi geçen dosyanın davalısı olmadığı gibi,…’in mirasçısı da olmadığından,…aleyhine açılan tazminat davasının reddinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Bundan ayrı; tüm dosya içeriğine ve bilirkişi raporuna göre davacı taraf,…’in mirasçısı olan davalılarda kalan, tesciline karar verilemeyen kısım için tazminat isteminde bulunabilir. Ne var ki; terekeye ait borçtan tüm mirasçılar sorumlu olduğundan…dışındaki davalılar aleyhine açılan tazminat davasının Mahkemece zamanaşımı dolduğundan bahisle reddedilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, toplanan ve toplanacak deliller ışığında, davacı lehine tesciline karar verilemeyen 28 m²’lik yerin değerinin belirlenmesi ve tazminat talebinin esası hakkında karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalıların tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.832,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5.498,52 TL’nin temyiz eden davalı … ve Nimet’ten alınmasına, 1.833,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5.498,37 TL’nin temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.