Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4376 E. 2019/9108 K. 16.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4376
KARAR NO : 2019/9108
KARAR TARİHİ : 16.10.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen 7 adet taşınmazın bir kısmının 2002 yılından önce, bir kısmının 2002 yılından sonra edinildiğini, davacının da çalışarak taşınmazların edinilmesine katkıda bulunduğunu açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesi ile katkı payı alacağı ve katılma alacağı isteğinde bulunmuş, 01.12.2015 tarihli yargılama oturumunda, dava konusu edilen gayrimenkullerin 18524 ada 6 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm ile 16130 ada 4 parseldeki 7 nolu bağımsız bölüm olduğunu, bunun dışında mal rejiminin tasfiyesine yönelik … bu davada başkaca herhangi bir taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL katılma payı alacağının davalıdan tahsiline dair ilk kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine, Daire’nin 07.11.2018 tarihli ve 2016/14159 Esas, 2018/18274 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 16130 ada 4 parseldeki 7 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne, dava konusu 16130 ada 4 parselde kayıtlı 7 nolu bağımsız bölüm yönünden talebin reddine, dava konusu 18524 ada 6 parselde kayıtlı 2 nolu bağımsız bölüm yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL göstermiş ve bu değer üzerinden peşin harç yatırarak dava açmış, 01.12.2015 tarihli yargılama oturumunda, dava konusu edilen gayrimenkullerin 18524 ada 6 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm ile 16130 ada 4 parseldeki 7 nolu bağımsız bölüm olduğunu, bunun dışında mal rejiminin tasfiyesine yönelik … bu davada başkaca herhangi bir taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı tarafça 10.000 TL talep edildiğine ve dava konusu iki adet taşınmaz bulunduğuna her bir taşınmazla ilgili talep miktarları da açıklattırılmadığına göre, davacı tarafın dava konusu her bir taşınmaz için 5.000 TL talep ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 5.000 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi, ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken talepten fazlaya olacak şekilde karar verilmesi, reddedilen bölüm yönünden de davalı lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.