YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4392
KARAR NO : 2019/8275
KARAR TARİHİ : 30.09.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.12.2018 tarihli ve 2016/17883 Esas, 2018/20413 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen davalı adına kayıtlı 586 ada 229 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümün edinilmesi sırasında, davacıya ait dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının bozdurulduğunu ve peşinat için kullanıldığını, geri kalan bedelin davalının ailesinden ve dostlarından borç alındığını, tarafların çalışarak borcu birlikte ödediklerini, evin borcunun bitiminden sonra davalının birikim yaptığını açıklayarak, davaya konu taşınmaz ve biriktirilmiş paranın tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL katkı payı alacağı ve katılma alacağı isteğinde bulunmuş, 22.12.2015 havale tarihli dilekçe ile talebini 22.401 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 586 ada 229 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümle ilgili katkı payı alacağı olarak 18.306,75 TL’nin davalıdan tahsiline, alacağın 10.000 TL’sine dava tarihinden itibaren ve 8.306,75 TL’sine ıslah tarihi olan 22/12/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 2016/17883 Esas, 2018/20413 Karar sayılı ilamıyla, dava dilekçesinde mal ayrılığı rejimi döneminde davalı adına alınan taşınmaza miktar ve nitelikleri yazılı ziynetlerle katkıda bulunulduğu iddia edilerek seçimlik hak olarak değer artış payı ve denkleştirme şeklinde nitelendirilerek katkı payı alacağı istendiğine, dava tarihi itibariyle belirsiz alacak davası niteliğindeki davada yapılan yargılama sırasında harcının da tamamlandığı 22.12.2015 havale tarihli dilekçe ile ziynetlerle katkı miktarı 22.401 TL’ye yükseltildiğine, davanın niteliği itibariyle talebin açıklanması ve arttırılması niteliğindeki bu dilekçe ıslah dilekçesi olmadığına göre, mahkemece usul ve yasaya uygun olarak hesaplanan 18.306,75 TL katkı payı alacağının tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, değerlendirmede hata yapılarak faiz yönünden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı vekilinin bu hususa ilişen temyiz itirazlarının yerinde olduğu, davalı vekili lehine, maktu vekalet ücretinden az olmayacak şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretinden az olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin bu hususa ilişen temyiz itirazlarının da bu nedenle yerinde görüldüğüne işaret edilerek bozulmuş, süresi içinde davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 586 ada 229 parselde kayıtlı taşınmaz ile evlilik birliği içinde davalı tarafından yapılan birikiminin tasfiye hesabında dikkate alınmasını talep etmiş, mahkemece, evlilik birliği içinde davalının birikimiyle ilgili yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi, bu taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir değerlendirmede de bulunulmamıştır. Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin her biri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK mad. 26; 297/2). Buna göre; davacının dava dilekçesinin 5. bendinde , davalının evlilik birliği içindeki birikimiyle ilgili de talepte bulunduğu anlaşıldığına göre, bu taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece taşınmaz yönünden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu yönü ile de mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 18.12.2018 tarihli ve 2016/17883 Esas, 2018/20413 Karar sayılı bozma ilamına ilaveten, dava dilekçesinde talep edilen, davalının evlilik birliği içindeki birikimlerine yönelik talebi hakkında da olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma nedeninin de eklenmesi suretiyle Yerel Mahkeme kararının BOZULMASINA, HUMK’un 442.maddesi gereğince aynı mahkeme ilamı ile ilgili bir defadan fazla karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağından ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.