Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4432 E. 2019/7585 K. 17.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4432
KARAR NO : 2019/7585
KARAR TARİHİ : 17.09.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirket ile borçlu şirketin faaliyet adreslerinin ve konularının farklı olduğunu, …’ nın her iki şirket ortak veya yöneticisi olmasının tek başına organik bağ için yeterli olmadığını, mülkiyet karinesinin davacı şirket lehine olduğunu açıklayarak, davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu, davacının adresinde farklı icra dosyalarından yapılan haciz işlemi sırasında borçlu şirkete ait evraklar bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, borçlu şirket ortaklarından … …’nın her iki şirket ile bağlantısının bulunması, haciz mahallinde başka dosyalardan daha önce gerçekleştirilen hacizlerde çöp kutusunda iki adet belge bulunmuş olması tek başına borçlu şirket ile üçüncü şirket arasında organik bağ bulunduğu ve muvazaalı işlemler yapılarak mahcuzların alacaklıdan mal kaçırmak üzere buraya getirildiğini ispat edemeyeceği, hacizli menkullerin üçüncü kişi şirketin faaliyet adresinde faaliyet alanıyla ilgili olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu 23.1.2014 tarihli haciz ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmamış ise de, borçlu şirket 2.7.2010 tarihinde … şubesini açmış olup, 11.8.2010 tarihinde üçüncü kişi şirket ilk kez aynı adreste faaliyete başlamış, 6.7.2012 tarihinde de haciz adresine taşınmıştır. Bu durumda, borçlu ile üçüncü kişi şirket anılan adreste uzun bir süre birlikte faaliyet göstermişlerdir. Öte yandan, borçlu şirketin ünvanı, İpek İnşaat Malzemeleri San Ve Tic. A.Ş. olup üçüncü kişi şirketin ünvanı ise … Madencilik Asfalt İnş. San. Tic. Ltd. Şti. iken 6.7.2012 tarihinde ünvanını değiştirmiştir. Ayrıca,…1. İcra Müdürlüğünün 2013/ 820 talimat sayılı dosyasında eldeki davaya konu haciz adresinde yapılan 21.10.2013 tarihli haciz sırasında bilgisayarda yapılan aramada borçlu şirkete ait vergi levhası, 24.7.2012 tarihli sipariş formu, 1.5.2013 tarihli borçlu şirket adına ödeme alım maili ve 2010- 2011 tarihli belgeler bulunmuş olup, aynı yerde…1.İcra Müdürlüğü 2013/ 952 talimat sayılı dosyasında yapılan 24.12.2013 tarihli haciz sırasında çöp kutusunun en üstünde borçlu şirket ünvanının yazılı olduğu yapı ruhsat belgesi ve ihtarname bulunmuştur. Bunların yanında, ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu şirket ortakları …ve … … olup, 5.9.2013 tarihi itibari ile yapılan hisse devri ile tek ortak …olmuştur. Üçüncü kişi şirket kurucu ortakları .. ve ..l iken yapılan hisse devirleri ile ortakları Deniz … ve … … olmuş, 07.05.2013 de Mete, 24.3.2014 de de … hisselerini … a devretmiştir. …, İnegör 1. İcra Müdürlüğü tarafından yapılan 24.12.2013 tarihli hacizde ve dava konusu haciz de hazır bulunmuş ve çalışan olduğunu beyan etmiştir. Öte yandan, 2.8.2017 tarihi itibari ile borçlu şirket gibi üçüncü kişi şirketin tek ortağı da …olmuş, her iki şirketin faaliyet alanları da benzerdir. Bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenlerle Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.