Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4542 E. 2019/9374 K. 22.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4542
KARAR NO : 2019/9374
KARAR TARİHİ : 22.10.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili; davacının ürün alımlarını … Ayakkabıcılık Ltd. Şti’den yaptığını, alımın her aşamasının resmi olarak bankadan yapılan ödemelerle noter onaylı işlemlerle yapıldığını, satın almalarla eş zamanlı olarak mağazayı boş olarak mal sahibinden kiraladıklarını, borçlu firmayla herhangi bir organik bağlarının bulunmadığını, haciz işleminin tatbik edildiği Dexter Kazaz Dış Tic. Ltd. Şti’ne ait “… Gazi Muhtarpaşa Bulvarı No:13/A” adresinde bulunan iş yerinin, resmi ve gayri resmi tüm bilgi ve belgelerden şahit beyanlarından anlaşılacağı üzere, 30 yıldan beri ayakkabı sektöründe olan bir Amerikan firması olan Dexter ayakkabılarının Türkiye distribütörü olduğunu aynı zamanda Türkiye üreticisi olan Kazaz Dış Tic. Ltd. Şti’ye ait olduğunu belirterek, istihkak iddialarının kabulüne ve davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; haciz sırasında davalının burayı devraldığına yönelik beyanlarının zapta geçirildiğini, fakat buna ilişkin bir belgenin sunulamadığını, iş yerinde kullanılan faturaların karinenin aksini kanıtlamaya yeterli olmadığını, somut olayda borçlunun devir işlemlerini İİK’nin 44. Maddesine uygun olarak gerçekleştirmediğini, borçluyla üçüncü kişi arasında yapılan devir işleminin kendileri açısında bir geçerliliğinin olmadığını, ayrıca yapılan devrin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; sicil kaydı, vergi levhası, kira sözleşmesi, tanık beyanlarına göre haciz mahallinde davacının faaliyette olduğu, borçlunun adresten ayrılmış olduğu ve dosya kapsamında muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. 27.01.2015 tarihinde yapılan hacizde borçlunun haciz adresindeki şubesini ticaret sicil kaydı uyarınca 25.09.2014 tarihinde terkin ettiği, üçüncü kişinin ise 29.09.2014 tarihinde haciz mahallinde faaliyette olduğu Vergi Dairesi tarafından düzenlenen yoklama fişi ile sabittir. Dosyada mübrez kira sözleşmesinin 01.10.2014 tarihli olmasına rağmen vergi yoklamasında 29.9.2014 tarihinde haciz adresinde faaliyettedir, Borçlu şirket ortakları kira sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Sunulan vergi levhası ise üçüncü kişinin merkez adresine ilişkin olduğundan, üçüncü kişinin hangi tarihte haciz adresinde faaliyete başladığı tespit edilememiştir. Dava dışı … Sayın ile üçüncü kişi arasında 20.000,00 TL ve yıllık cironun binde beşi bedel karşılığı (hacizden sonraki tarihli)16.10.2014 tarihli adi yazılı olarak yapılan marka lisans (kullanım hakkı)sözleşmesi ve 22.09.2014 tarihinde borçlunun dava dışı … Sayın ile 10.000,00 TL bedel karşılığı marka devrine ilişkin noterde yapmış olduğu sözleşme bedellerinin ödenip ödenmediğine ilişkin defterler üzerinde inceleme yapılmamıştır
O halde Mahkemece yapılacak iş; muvazaa iddiasının tespitine yönelik olarak marka devrine ilişkin sözleşmede belirtilen bedelin borçluya ödenip ödenmediğine ilişkin, borçlunun defterleri incelenerek, marka lisans (kullanım hakkı)sözleşmesinde belirtilen bedelin dava dışı … Sayın’a ödenip ödenmediğine ilişkin olarak da üçüncü kişinin defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak, üçüncü kişi ve borçlunun ticaret sicil kayıtları üzerinde adres değişiklikleri, tarihleri, ortakları, şube ve merkez adresleri, hisse devir tarihleri incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 22.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.