Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4675 E. 2019/9008 K. 15.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4675
KARAR NO : 2019/9008
KARAR TARİHİ : 15.10.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı … vekili, tarafların evliliklerinin ilk yıllarında ortak kazançlarıyla 1991 yılında …’de bulunan ortak haneyi aldıklarını, 1999 yılında tarafların emekli olduklarını, davacının 7.500,00 TL, davalının 7.000,00 TL ikramiye aldığını, emekli ikramiyeleri ile …’de bulunan yazlığı 10.000,00 TL ye aldıklarını, taşınmazların davalı adına tescil edildiğini açıklayarak fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla mal rejiminin tasfiyesiyle söz konusu taşınmazların edinilmesine ve bilahere iyileştirilmesine davacı tarafından yapılan 25.000,00 TL katkının faiziyle tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretıyle sundukları 21.12.2015 tarihli dilekçeyle talep miktarını 54.000,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı … vekili, 1984 yılında davalının …’e gelirken davacıdan bir miktar para aldığını ve bu parayı kooperatif hesabına yatırarak üye olduğunu, bir yıllık senet imzalayarak senet bedellerini davalının ödediğini, …deki yazlığın ise davalının 1999 yılında emekli olması ile aldığı 6.200,00 TL ikramiyesini … Bankasına 3 aylık faize yatırdığını, toplamda 8.200,00 TL olarak parasının tamamını kullanarak yazlığı satın aldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, verilen ilk kararda …’deki taşınmaz yönünden 24.000,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden, …’deki yazlık yönünden 30.000,00 TL katılma alacağının ise karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş olup, davalı tarafça temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire’nin 2016/14333 Esas, 2018/12698 Karar tarihli ilamıyla …’deki yazlık yönünden eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 09.07.2004 tarihinde tapuda davalı adına tescil edilmiş ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davacı ve davalının 21. celsede alınan imzalı beyanlarından taşınmazın 2000 yılında parası peşin ödenerek satın alındığının ve 2002 yılı sonrası herhangi bir ödeme yapılmadığının sabit olduğu, taşınmazın ödemenin yapıldığı tarih olan 2000 yılı esas alınarak 743 sayılı TKM’nin ilgili hükümleri gereği mal ayrılığı rejimine göre tasfiye edilmesi ve davacı tarafın var ise katkı payı alacağı hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde edinilmiş mal kabul edilerek katılma alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğuna işaret edilerek hükmün bozulmuş, davalı tarafın diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmeyerek reddedilmiştir
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, dava konusu …’deki taşınmaz ile ilgili katkı payı alacağına yönelik karar verildiğinden ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, …’deki yazlık ile ilgili katkı payı alacağı talebinin ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından reddedilen bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
…’deki yazlık yönünden, davacı tarafın yazlığın edinilmesinde emekli ikramiyesinden katkıda bulunduğunu ispat edemediğinden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme gerekçesinde, davacının … … Bankası şubesinde bulunan ve emekli ikramiyesinin çok üzerinde paranın ne şekilde elde edildiği yönünde bir açıklamada bulunulmadığı, davalı tarafın bu paranın emekli ikramiyesi olduğunu dair savunması, davalı tanıkları beyanlarında davacı erkeğin evin alımında bir katkısının olmadığını, yazlığın davalı kadının emeklilik ikramiyesi ve verdiği ek ders ücretleri ile alındığına dair beyanları, davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davacı yemine dayanmadığı belirtilmiştir.
Ne varki dosya kapsamındaki bilgi, belge, taraf ve tanık beyanları, emeklilik evrakları incelendiğinde davacının 15.10.1999 tarihinde, davalının 16.08.1999 tarihinde emekliye ayrıldıkları, emekli ikramiyesi olarak davacıya 5.432,00 TL, davalıya ise 4.832,00 TL para ödendiği, tasfiyeye konu yazlığın peşin para ile (davacı tarafın iddiası 9.800,00 TL, davalı tarafın iddiası 8.200,00 TL karşılığında) 2000 yılında satın alındığı sabittir. Mahkemece, yazlık alımında davacı erkeğin katkısının bulunduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde delillerin yanılgılı değerlendirmesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacı ve davalı iddiaları, ödenen emekli ikramiye miktarları birlikte değerlendirildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 42, 43) maddeleri ile hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri uyarınca davacının yazlık alımında %50 oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerekir. Davacının katkı oranı ile yazlığın dava tarihindeki değerinin çarpımı sonucu, talep miktarı da gözetilerek davacı lehine katkı payı alacağına hükmedilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
15.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.