YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4802
KARAR NO : 2019/9225
KARAR TARİHİ : 17.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar/birleşen dava davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı … vekili, dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalıların bu taşınmaza ağaç dikmek suretiyle müdahelede bulunduklarını, vekil edenin dava konusu taşınmazda kat karşılığı inşaat yapılmak üzere dava dışı müteahhit…ile sözleşme yaptığını, davalıların müdahalesi nedeniyle müteahhidin inşaata başlayamadığını ve gecikmeden dolayı zarar oluştuğunu açıklayarak, davalıların müdahalesinin önlenmesine ve ağaçların kaline, vekil edenin haksız işgal nedeniyle uğradığı zarar için 5.000 TL tazminat ile 5.000 TL ecrimisilin davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacılar vekili, 2 parsel sayılı taşınmazda 1996 yılında yapılan imar uygulaması ile arazi kayması olduğunu, imar uygulaması neticesinde ağaçların davalının arazisinde kaldığını, davalının arazisine ağaç dikilmesinin söz konusu olmadığını açıklayarak, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki limon, zeytin, mandalina ve şeftali ağaçlarından oluşan muhdesatın vekil edenlerine ait olduğunun tespitine ve 49.345 TL muhdesat bedelinin vekil edenlerine ödenmesine karar verilmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 12.12.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği şekilde 4.251,36 TL’nin dava tarihi olan 17.04.2014 tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacılardan alınıp davacı-karşı davalıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, davacı-karşı davalının men’i müdahale talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar/birleşen davada davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Asıl dava tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal, tazminat ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, birleşen dava ise alacak isteğine yöneliktir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar/birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere, tecavüz imar uygulaması sonucu oluşmuş ise, davalının kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan davalı kusurlu sayılamaz.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu edilen ağaçların, imar uygulaması öncesinde davalılar/birleşen davada davacılara ait 929 parsel sayılı taşınmaza dikildiği, 1997 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda 929 parsel sayılı taşınmaza dikilen ağaçların dava konusu 764 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kaldığı bu haliyle imar ile oluşan tecavüzde davalılar/birleşen davada davacıların kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davalılar/ birleşen davada davacılardan, tazminat talebinde bulunulamayacağı gözetilmeden, bilirkişiler tarafından hesap edilen tazminat tutarının davalılar lehine hesap edilen alacak ile takas edilmek suretiyle bakiye kısmın davacı/birleşen davada davalı lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılar/birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar/birleşen davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar/birleşen dava davacılara iadesine, 17.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.