YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5
KARAR NO : 2019/6816
KARAR TARİHİ : 02.07.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, davacı ile davalının boşandığını, … 9. Aile Mahkemesinin 2006/770 Esas sayılı dosyasında katkı payı katılma alacağı davalarının görüldüğünü ve verilen kararın kesinleştiğini, bu kararın 3. maddesinde “davalı karşı davacı …’nın evlilik birliği içinde edinilen eşya alacağına ilişkin davasının kabulü ile 1 adet yemek odası takımı, üzerinde tarafların yarı oranında paydaş olduklarının tespitine” şeklinde hüküm kurulduğunu, hükmün edayı içermeyip tespit ile sınırlı kaldığını, bu nedenle eşyaların paylaşılamadığını, eşyaların bölünebilme özelliği de olmadığını açıklayarak, belirlenecek değerin yarısının ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla dava değeri 1.000,00 TL olarak bildirilmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın TMK’nin 178 maddesi gereği zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan temyiz itirazı üzerine incelemede Dairenin 2016/22068 Esas, 2017/3158 Karar sayılı ilamıyla zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve somut olayda davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı belirtilip davanın kaldığı yerden devamı ile işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 11.10.2013 tarihinde kesinleşen, … 9. Aile Mahkemesinin 28/06/2013 tarihli ve 2006/770 Esas, 2013/892 Karar sayılı kararı ile tarafların yarı oranında paydaş olduklarının tespitine dair karar verilen eşyaların yarı bedeli olan 1.510,00 TL’nin talep ile bağlı kalınarak 1.000,00 TL’sinin karar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı HUMK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2. maddesi uyarınca 01.01.2018 tarihinden itibaren 2.590,00 TL’den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Karar davalı tarafından temyiz edilmiş ise de temyiz edilen bu miktarın, (1.000,00 TL ) temyiz kesinlik sınırı olan 2.590,00 TL nin altında kaldığı açıktır. Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’da da bir karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından (6100 sayılı Yasanın 3. maddesi yollamasıyla) davalı tarafın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen alacak miktarı kesinlik sınırı içinde kaldığından 6100 sayılı HMK’nin 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.