YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5054
KARAR NO : 2019/8270
KARAR TARİHİ : 30.09.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda… 1. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı vekili ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili, bir araç ve dört taşınmaz üzerinde, davacının mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı şimdilik 10.000 TL alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, 31.05.2017 tarihinde talebini 106.213,50 TL olarak artırmıştır.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 324/2 ada 4 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden 9.450 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren, 96.763,50 TL alacağın ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun 9.450 TL’ye beyan tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönündeki istinaf talebinin kabulüne, davalının diğer istinaf taleplerinin ise reddi ile… 1. Aile Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2014/465 Esas, 2017/381 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 1. maddesinin … İli… İlçesi… Mahallesi 324/2 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili kısmının kaldırılmasına, diğer kısımlarının aynen muhafazasına, 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince, esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden, 4 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden 9.450 TL’lik katılma alacağının beyan (17.04.2017) tarihinden itibaren, 96.763.50 TL katılma alacağının ise ıslah (31.05.2017) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3. Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesine göre bir karar verilmelidir. Bu hükümlere aykırılık halinde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla karar ortaya çıkabileceği gibi HMK’nin 297 ve 359. maddelerine de aykırı şekilde infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir.
Buna göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya yasaya aykırılık bulunduğunun tespiti halinde, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmiyorsa, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kısmen yerinde görüldüğü açıklanarak İlk Derece Mahkemesi kararının 353/(1)-b.2 veya 3. bentleri gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yasal düzenlemeye aykırı olarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, yalnızca kabul edilen kısımla ilgili hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle her iki taraf vekilinin temyiz itirazları (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 30/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.