Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5764 E. 2019/10696 K. 28.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5764
KARAR NO : 2019/10696
KARAR TARİHİ : 28.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Men’i Müdahale Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkiline ait dubleks meskenin davalılar tarafından haksız kullanımından dolayı müdahalelerinin men’i ile ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın haricen müvekkiline satıldığını, taraflar arasında imzalanan protokol ile müvekkilinin ibra edildiğini bu nedenle davanın konusu kalmadığını belirterek, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile elatmanın önlenmesine, 16.358,35 TL ecrimisil bedelinin 5.100,00 TL lik kısmı davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplam 16.358,35 TL ecrimisil bedelinin davalı …’den tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin ecrimisil bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Türk Medeni Kanunu’nun 706, Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddeleri uyarınca taşınmazların alım satımları resmi şekilde yapılmadıkça, harici satın alma mülkiyetten kaynaklanan bir hak bahşetmez. Ancak, iyiniyetli zilyede gerek Türk Medeni Kanunu’nun 994. maddesi, gerekse 1940 tarihli ve 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, taşınmazı kullanma yönünden kişisel bir hak verir. Bu durumda, harici satış bedeli ile varsa zorunlu ve faydalı masrafları satın alana ödenmedikçe bedel yönünden satın alanın taşınmazı alıkoyma hakkı (hapis hakkı) vardır. Yani, değinilen kişisel hak kural olarak haricen satın alan yararına taşınmazı kullanma bakımından hapis hakkı sağladığından, bedel ödenmedikçe taşınmazı haricen satın alanın taşınmazdan tahliyesi istenemeyecek ve bu durumda ancak hapis hakkı tanınmak suretiyle müdahalenin men’i ve kâl kararı verilebilecektir. Ayrıca ortada geçerli bir harici satış sözleşmesi var ise, ecrimisil hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olduğundan ve haricen satın alan kötü niyetli kabul edilemeyeceğinden, verdiği bedel iade edilmeyen harici satın alan, parası geri verilinceye kadar ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacaktır.
Somut olaya gelince; Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1 no.lu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, “Konut Satış Sözleşmesi ” başlıklı harici satış sözleşmesi ile davacı tarafından davalıya 220.000,00 TL bedel ile satıldığı, bedelin ödenmesi için sözleşmede dökümü yapılan çeklerin kabul edildiği ve ileri tarihlerde bedelin 51.400,00 TL sinin ödendiği bunun üzerine davalı …’nin dava konusu taşınmazı kullanmaya başladığı anlaşılmakta ise de 04/07/2014 tarihli protokol ile daha önceden yapılan tüm sözleşmelerden karşılıklı feragat edildiği, feragat karşılığında 51.400,00 TL nin davalıya iade edildiği , tarafların karşılıklı olarak gayrikabil rücu kaydıyla davalar ve alacaklar yönünden feragatle birbirlerini ibra ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda 04/07/2014 tarihli protokol ile harici satış sözleşmesinden dönüldüğü ve tarafların elde ettiklerini iade etme hususunda anlaştıklarının kabulü gerekir. Başka bir anlatımla davalıların harici satış sözleşmesine dayanarak taşınmazı kullandıkları ve protokol tarihine (dava tarihine) kadar iyi niyetli olduklarının kabulü gerekir.
O halde, yukarıda bahsedilen ilkeler ve somut olay ışığında, kötüniyeti kanıtlanamayan davalının ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı gözönüne alınarak ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin ecrimisil bedeline yönelen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.