Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/590 E. 2021/3831 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/590
KARAR NO : 2021/3831
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı dernek vekili dava dilekçesinde, önceki yönetim kurulunun dernek şubesine bağlı tıp merkezinde çalışan doktora 9 aylık ücretini zamanında ödememesinden dolayı dernek hakkında icra takibi yapıldığını, itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptali davası açıldığını, davalıların derneği zarara uğrattığını 6.566,73 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiş, 18.09.2012 tarihli talep artırma dilekçesi ile talebini toplam 7.560 TL’ye artırmıştır.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuş, diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 7.560 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen karar, davalı … vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi bozma ilamında, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dernekçe ödenen bedelin ne kadarının gerçek zarar, ne kadarının zorunlu ödenmesi gereken miktar olduğunun belirlenmesi gerektiğini belirtmiş, bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne, 6.486,28 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, dernek zararı nedeniyle açılan tazminat talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları tek tek belirtmesi gerekir. Aksi halde hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
Somut olayda, mahkemece 6.486,28 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, karar infaza elverişli değildir. Hüküm fıkrasında açıkça miktarlar ve faiz başlangıç tarihleri gösterilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 1. maddesindeki “Davacının 6.486,28 TL’lik davasının kabulü ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” ifadesinin çıkarılmasına yerine “Davanın kısmen kabulü ile 5.478,86 TL’nin 02.03.2007 tarihinden, 1.007,42 TL’nin 13.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” ifadesinin yazılmasına (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 26.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.