Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6001 E. 2021/4439 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6001
KARAR NO : 2021/4439
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Katkı Payı Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … … vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmazın davalı eş tarafından diğer davalı …’ye satıldığını belirterek satışın iptali ile 1/2 hissenin vekil edeni adına tesciline, mümkün olmaması halinde değerinin yarısının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 28.05.2015 tarihli kararla, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kabulü ile 62.536,82 TL alacağın davalı …’dan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel Mahkemenin kararı, Dairenin 12.09.2017 tarihli ve 2015/18985 Esas, 2017/10498 Karar sayılı ilamıyla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının tümünün reddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüne karar verilerek, katkı payı oranının hatalı belirlendiği, davalı … lehine reddedilen talep (tapu iptal ve tescil) yönünden vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği ve yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 17.07.2019 tarihli kararla, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının katkı payı alacağı davasının kısmen kabulü ile 40.884,92 TL katılma alacağının 14.600,00 TL’sini dava tarihinden, geriye kalan 26.284,92 TL ‘sinin ise ıslah tarihi olan 02.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a. Davalı … yönünden;
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır.
Ne var ki; Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, bozma ilamında, davalı …’nin kendisini vekille temsil ettirdiği gözetilerek reddedilen talep (tapu iptali ve tescil) yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı … yararına AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek bozma sevk edildiği halde, Mahkemece uyulan bozma gereğine aykırı şekilde davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
b. Davalı … yönünden;
Somut olayda, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği anlaşılmakla, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen miktar üzerinden (21.651,90 TL) karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.