Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6193 E. 2021/4730 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6193
KARAR NO : 2021/4730
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen davada; Mahkemece, davacıların açtığı müdahalenin men’i davasında davanın geri alınması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına; davacılar … ve …’nin ecrimisil talepleriyle ilgili olarak davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına; davacılar … … ve …’ın ecrimisil davalarının kabulü ile 22 parsel sayılı taşınmazda davacıların payına el atılmasından dolayı; 08/06/2001-15/01/2013 dönemi için toplam 5.000 TL ecrimisilin her dönem için dönem sonu itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar … … ve …’a verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dairece dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, tarafların kök murislerinden kalan 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı kargir evin alt katındaki taşınmaza davalının tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek müdahalenin men’ine, 08.06.2001 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesap edilecek ecrimisilin yine kademeli olarak hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davacıların miras hisseleri oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazda mirasçı sıfatıyla elbirliği halinde malik olması nedeni ile taşınmazı kullanmaya hakkının bulunduğunu, davacılar … ve …’nin aynı taşınmazın normal katını kullandıklarını, davacıların bir hakkı varsa ancak murisin vefatından sonraki bir dönem için talepte bulunabileceklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların açtığı müdahalenin men’i davasında davanın geri alınması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına; davacılar … ve …’nin ecrimisil talepleriyle ilgili olarak davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına; davacılar … … ve …’ın ecrimisil davalarının kabulü ile 22 parsel sayılı taşınmazda davacıların payına el atılmasından dolayı; 08.06.2001-15.01.2013 dönemi için toplam 5.000 TL ecrimisilin her dönem için dönem sonu itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar … … ve …’a verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir .
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 22 parsel sayılı, 160 metrekare alanlı, müfrez bahçeli bir ahşap ve bir kargir ev nitelikli taşınmazın tarafların murisleri olan … … adına kayıtlı olduğu, Mahkemece ilk kararda, müdahalenin men’i talebinin geri alınması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, davalının kullandığı alan açısından intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına ihtiyaç bulunduğu, dava konusu 22 parselin tamamı gözetilerek davacıların kullandığı ya da kullanabileceği bir yer olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, davalının iddia ettiği üzere davacılardan Şükriye ve Halil’in taşınmazda bulunan üst katı kullanıp kullanmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, kullanıyorlarsa davanın bu davalılar açısından reddedilmesi, diğer davacılar açısından ise koşulları gerçekleşmiş ise payları oranında ecrimisile hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, Mahkemece eldeki kararın verilmiş olduğu,
Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.11.2011 tarihli ve 2011/1116 Esas, 2011/1162 Karar sayılı veraset ilamı itibari ile tapu maliki … …’nin 18.10.2011 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak çocukları davacılar … …, …, …, …, davalı … ve dava dışı … … ile …’yi bıraktığı; … vekilinin 26.04.2000 havale tarihli dilekçesi ile … … aleyhine mahkemede, 17.06.1974 tarihli ve 6005 sayılı düzenleme satış vaadi sözleşmesi uyarınca satın aldığı ve zilyet olduğu yerin tapusunun iptali ile satış vaadi sözleşmesi gereğince … adına tescili davası açtığı, 02.11.2000 tarihli ve 2000/233 Esas, 2000/486 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Afyonkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.03.2001 tarihli ve 2001/1 Esas, 2001/121 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacının temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2001 tarihli ve 2001/3938 Esas, 2001/4362 Karar sayılı kararı ile; özellikle taşınmazın değil üzerindeki muhdesatın bir kesiminin satımının vaadedilmesine ve sözleşmenin bu haliyle ifa olanağı bulunmadığına göre davanın reddinin doğru olduğu gerekçesiyle hükmün onandığı, bu şekilde kararın 08.06.2001 tarihinde kesinleştiği.; dosyamız davalısı …’nin ortak muris … … aleyhine satış vaadi sözleşmesinin yargısal kararlar çerçevesinde geçersiz olması nedeni ile ödenen bedelin güncellenmiş değerinin iadesi için alacak davası açtığı, Mahkemenin 14.06.2011 tarihli ve 2010/474 Esas, 2011/318 Karar sayılı kararı ile davaya konu yerin halen davacının zilyetliğinde bulunmasından dolayı alacak talep etmesinin objektif, iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından davanın reddine karar verildiği, davacının temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 22.02.2012 tarihli ve 2011/16640 Esas, 2012/3574 Karar sayılı kararı ile geçersiz sözleşmede tarafların karşılıklı olarak verdiklerini, sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca geri isteyebileceği, davacının sözleşmeye konu edilen yerde halen zilyet oluşu da göz önüne alınarak zilyetliğin davalıya iade etmesi kaydıyla sözleşme tarihinde ödediği paranın denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihinde ulaştığı değer üzerinden davanın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile hükmün bozulduğu, temyiz aşamasında davalının ölümü nedeni ile davacı dışındaki diğer mirasçıların davaya davalı sıfatıyla dahil edildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında 13.09.2012 tarihli ve 2012/222 Esas, 2012/235 Karar sayılı karar ile güncellenmiş değer olan 28.479,17 TL’nin sözleşmeye konu taşınmazın zilyetliğini davalıya iade etmesi kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, bu kararın davalılar tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 04/02/2013 tarihli ve 2012/23415 Esas, 2013/1535 Karar sayılı kararı ile davacının da davalının mirasçısı olduğu, payına düşen kısmın alacaklı olduğu paradan düşümü sureti ile kalan miktar üzerine hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu uyarı gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının yeniden bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yeni yargılamada; 18.03.2013 tarihli ve 2013/198 Esas, 2013/296 Karar sayılı kararı ile davacının miras payına düşen kısım çıkartılmak sureti ile sözleşmeye konu taşınmazın davalılara iade edilmesi kaydı ile 24.410,071 TL alacağın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, bu kararın davalılar … …, …, … ve … tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/16309 Esas, 2013/16207 Karar sayılı kararı ile Mahkeme hükmünün onandığı, karara karşı tarafların karar düzeltme yoluna başvurmadığı ve hükmün bu şekilde kesinleştiği, söz konusu bedelin davalı …’ye ancak 22.11.2013 tarihinde ödendiği sabittir.
Somut olayda, davalı ile muris … ve bilahare dosyamız davacıları arasında görülen yukarıda bahsi geçen dosyaların mevcut olduğu ve dava konusu alt katın bedelinin ancak eldeki dava tarihinden sonraki bir tarihte, 22.11.2013 tarihinde ödendiği gözetilmek suretiyle davalıya yönelik ecrimisil talebinin de reddine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davacılar … ve Nurten lehine ecrimisile hükmedilmesi doğru değildir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.