Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6332 E. 2021/4731 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6332
KARAR NO : 2021/4731
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalı … yönünden verilen karar Yargıtay onanmasından geçip kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … yönünden davalının davaya konu 527, 1157, 1158, 1159, 1160, 308, 621 ve 622 parsel sayılı taşınmazlara müdahalesinin önlenmesine ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 16.798,81 TL ecrimisilin (12.500,00 TL’sinin dava tarihinden, 4.298,81 TL’sinin 12.11.2014 ıslah tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmiş olup hükmün davalı … ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/248 Esas ve 2008/337 Karar sayılı, 04.05.2010 tarihinde kesinleşen kararı ile 527, 1157, 1158, 1159, 1160, 308, 621 ve 622 parsel sayılı taşınmazların müvekkili adına tapuya tesciline karar verildiğini ve adına tapuya kaydedildiğini, davalıların taşınmazlarda fuzuli işgalci oldukların ileri sürerek, müdahalenin men’ine; 2010 yılı için 2.000,00 TL, 2011 yılı için 3.000,00 TL, 2012 yılı için 3.500,00 TL, 2013 yılı için 4.000,00TL olmak üzere toplam 12.500,00 TL ecrimisilin talep edilen her yıl için işleyecek yasal faiz oranları ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … , davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında davanın reddini savunmuş, 21.04.2014 tarihli sözleşmeyi dosyaya sunarak, dava konusu taşınmazları terk ettiğini belirtmiştir .
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı … yönünden verilen karar Yargıtay onamasından geçip kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … yönünden davalının davaya konu 527, 1157, 1158, 1159, 1160 , 308, 621 ve 622 parsel sayılı taşınmazlara müdahalesinin önlenmesine ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 16.798,81 TL ecrimisilin (12.500,00 TL’sinin dava tarihinden, 4.298,81 TL’sinin 12.11.2014 ıslah tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir .
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu taşınmazların davacısı davalılarımızdan … (söz konusu davada davacının vasiyetnamenin iptali talebi reddedilmiş olup), davalıları davalılarımızdan …, davacımız … (ki dosyamız davacısı aynı zamanda bahsi geçen davada karışı davacı olup vasiyetnamenin yerine getirilmesini talep etmiş olup talebinin kabulü ile dava konusu taşınmazlar adına kaydedilmesine karar verilmiştir) ve dava dışı kişiler olan, vasiyetnamenin iptali konulu Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/248 Esas, 2008/337 Karar sayılı, 04.05.2010 tarihinde kesinleşen ilamı ile davamıza konu 527, 1157, 1158, 1159, 1160 , 308, 621 ve 622 ile tapuya kayıtlı sekiz parça tarla niteliğindeki taşınmazların tamamının davacı adına tapuya tesciline karar verildiği ve tapuda tescil edildiği; dosyamız tarafları arasında düzenlenen 21.04.2014 tarihli “ Anlaşma ve teslim belgesi” başlıklı belgede: “…tarlaların teslimini müteakip …, Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/306 Esas sayılı davasından ve tüm ecrimisil taleplerinden vaz geçecektir ….” şeklinde beyanda bulunulduğu, mahkemece ilk kararda davalılardan … … aleyhinde açılan davanın feragat nedeniyle reddine, … aleyhinde açılan davanın kabulü ile müdahalesinin men’ine, 16.798,81 TL ecrimisilin 12.500,00 TL’sinin dava tarihinden, 4.298,81 TL’sinin ıslah tarihi olan 12.11.2014’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın davalı … tarafından temyiz edildiği, kararın Dairemizce: “… Davalı tarafından dosyaya sunulan 21.04.2004 tarihli “Anlaşma ve Teslim Belgesi” başlıklı evraka göre, dava konusu 308-621-622-1157-1158-1159-1160-527 parsel no’lu taşınmazların dosyamız davacısına teslim edileceği, taşınmazların teslimi akabinde eldeki davamızdan ve tüm ecrimisil davalarından vaz geçileceği ortaya koyulmuştur….Mahkemece, eksik incelemeyle davalının sunmuş bulunduğu 21.04.2004 tarihli belgeyle ilgili olumlu veya olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmaksızın, bu belgedeki hususların yerine getirilip getirilmediği araştırılmaksızın hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle bozulduğu; mahkemece eldeki kararda: “ tüm dosya kapsamı ve tanık ve taraf beyanlarından davaya konu taşınmazların dava devam ederken davalı … tarafından teslim edildiği, davacının, davalı …’in beyanlarından da anlaşılacağı üzere 2014 yılında taşınmazları bir başkasına icara verdiği ve davalı …’in taşınmazları teslim ettiğine ilişkin duruşmada vermiş olduğu beyana davacı tarafça itiraz edilmediği anlaşılmakla davaya konu taşınmazların Mahkememizin 2013/306 Esas, 2015/16 Karar sayılı bozma öncesinde yapılan yargılama devam ederken teslim edildiği ve müdahalenin son bulduğu kanaatine varılmıştır. ” gerekçesiyle davanın kısmen kabul – kısmen reddine karar verildiği sabittir.
1.Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece verilen ilk karar akabinde Dairemizce yapılan bozma sonrasında bozmaya uyan mahkemece, davaya konu taşınmazların 21.04.2014 tarihli sözleşme kapsamında teslim edildiği kabul edilmesine ve bahsi geçen sözleşmede bozma öncesi mahkeme esas numarası belirtilerek ecrimisil taleplerinden vaz geçileceği belirtilmesine karşın yanılgılı değerlendirmeyle davalı … aleyhine ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, her ne kadar mahkemece davalı … yönünden davaya konu taşınmazlara müdahalenin önlenmesine ilişkin davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesi doğru olsa da, davanın açıldığı tarihte davacı yanın dava açmakta haklı olduğu gözetilmek suretiyle elatmanın önlenmesi talebi açısından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1-2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.