YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6570
KARAR NO : 2020/5228
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Zilyetliği Dayanan Tapu İptali Ve Tescil
K A R A R
Asıl davada davacı vekili, vekil edenine ait 53 parselin yaklaşık 1000 m2’lik kısmının 52 parsel maliki davalı tarafından çit çekilmek suretiyle kullanıldığını belirterek, davalının elatmasını önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddini savunmuş ve Birleşen Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/42 Esas sayılı davasında, vekil edenine ait olan ancak hataen çapta eksik ve 53 parsele ait gibi gözüken fazlaya müvekkilinin malik olması sebebiyle zilyet olduğunu belirterek, 1000 m2 alanın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.09.2013 tarihli ve 2009/416 Esas, 2013/462 Karar sayılı ilamı ile kadastro mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ve Tekirdağ Kadastro Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2014/7 Esas, 2016/54 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/14521 Esas, 2017/4126 Karar sayılı yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararı ile asliye hukuk mahkemesi görevli mahkeme olarak belirlenmiş, bunun üzerine davaya bakmakla görevli hale gelen Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2017/279 Esas, 2019/88 Karar sayılı ilamı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı-birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 373/4. maddesi; “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü, geçici 3/2. maddesi ise; “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtayın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi amaçlanmıştır.
Somut olayda, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından merci tayini yolu ile görevli mahkeme belirlenmiş ve Yargıtay dosyadan elini çekmiştir. Bu aşamadan sonra, görevli mahkeme tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp yeni bir karar verilmiş olup, aleyhine kanun yoluna başvurulan karar, Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/279 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararı olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtayın bir denetimi söz konusu değildir. Bu itibarla, 15.03.2019 tarihinde verilen ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen karara karşı, son karar tarihi ve 6100 sayılı HMK’nin 373/4. maddesi karşısında başvurulması gereken kanun yolu istinaftır.
Buna göre incelemenin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden dosyanın kanun yolu incelemesi yapılabilmesi için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın Yerel Mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle gereği yapılmak üzere dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.