Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6596 E. 2021/4407 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6596
KARAR NO : 2021/4407
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin 14892 parselde (yeni 4460/20) kain 12 nolu bağımsız bölümü dava dışı … isimli şahıstan satın aldığını, davalı …’ın hiçbir hakkı olmaksızın evde oturmakta olduğunu belirterek davalının fuzuli şagil olması sebebi ile taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davayı kabul etmediğini, davacının kendisine borcunun olduğunu, tarafına borcunun ödenmesi durumunda evden çıkacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı sonrası Didim(Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda ise; davacının, taşınmazı dava dışı …’ten satın aldığı, tapuda devrinin yapıldığı, davalının taşınmazda herhangi bir hakkının bulunmadığı ve bağımsız bölüme haksız elattığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK’nin 125.maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulî işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi “Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.” şeklindedir.
Bu doğrultuda somut olayda; dosya içerisinde bulunan tapu kaydına göre, davacının 09.12.2013 tarihinde dava dışı 3.kişiden satın aldığı dava konusu 14892 parselde (yeni 4460/20) bulunan 12 numaralı bağımsız bölümü, karar tarihinden sonra dosya temyiz aşamasındayken 22.08.2016 tarihinde dava dışı 3.kişi …’a, …’ın 14.10.2016’da dava dışı …’a, …’nın da 05.09.2019 tarihinde yine dava dışı …’e sattığı sabit olduğuna göre; Mahkemece HMK’nin 125/2. Maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazları, yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.