YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6604
KARAR NO : 2021/4409
KARAR TARİHİ : 26.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
KARAR
Davacı vekili, sulh hukuk mahkemesinde açtığı davasında; davalının apartman görevlisi olduğunu, kat malikleri kurulu tarafından 29.07.2015 tarihinde görevine son verildiğine ve kapıcı dairesini boşaltmasına ilişkin karar alındığını, bu hususla ilgili kendisine gönderilen ihtarnamenin 19.08.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalının kapıcı dairesini boşaltmadığını belirterek, davalının haksız işgal ettiği apartman kapıcı dairesi ile eklentisi olan depodan tahliyesini ve 08.09.2015 tarihinden dava tarihine kadar 9 aylık toplam 18.000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının, müvekkilinin işine son verme yetkisinin bulunmadığını ve iş akdini haksız feshettiğini, 23.06.2016 tarihinde kapıcı dairesi diye anılan bölümün anahtarını müvekkilinin tutanakla teslim ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın açıldığı Sulh Hukuk Mahkemesince; davacının ecrimisile ilişkin talebi 17.06.2016 tarihinde tefrik edilerek, 2016/606 esasını almış, yine aynı tarihte anılan taleple ilgili görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı, temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve müracaat ile eldeki dosya İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davalının, davacının yöneticiliğini yaptığı binada apartman görevlisi olarak çalıştığı, görev süresi içerisinde kendisine tahsis edilen dava konusu taşınmazda ikamet ettiği, davalının apartmandaki işine son verildiğinin 04.04.2016 tarihinde SGK kayıtlarından tespit edildiği, bu tarihten itibaren davalının dava konusu taşınmazda işgalci konumunda bulunduğu belirtilerek 04/04/2016 ila dava tarihi 13/06/2016 tarihleri arasında 2.450,32.-TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilerek dosya Yargıtaya gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 373/4. maddesi; “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü, Geçici 3/2. maddesi ise; “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtayın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi amaçlanmıştır.
Somut olayda; aleyhine kanun yoluna başvurulan karar, İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/392 Esas, 2019/217 Karar sayılı ilamı olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtayın daha önceden yapmış olduğu bir denetimi söz konusu değildir. Bu itibarla, 09.05.2019 tarihinde verilen ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen karara karşı, son karar tarihi ve 6100 sayılı HMK’nin 373/4. maddesi karşısında başvurulması gereken kanun yolu istinaftır.
Buna göre; incelemenin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden, kanun yolu incelemesi yapılabilmesi için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın Yerel Mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle gereği yapılmak üzere dosyanın Mahalli Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.