Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6633 E. 2021/5052 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6633
KARAR NO : 2021/5052
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Eskişehir 1. Aile Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/958 Esas, 2019/133 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar ve davalı Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı … vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar dava dilekçesinde, küçük … …’ü evlat edinmelerine karar verilmesini istemiş; evlat edinilmek istenen çocuğun biyolojik annesi davalı … vekili cevap dilekçesinde davaya itiraz etmemiş fakat çocuk ile vekil edeni arasında kişisel ilişki tesisine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çocuk ile davalı … arasında kişisel ilişki tesisine karar verilmiş, karara karşı davacılar ve davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili kişisel ilişki tesisi yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince yapılan yargılama sonunda; hükmün evlat edinmeye yönelik kısmının istinaf edilmediğinden bahisle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, kişisel ilişki tesisine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına ve “Davaya konu çocuk ile genetik anne olan davalı … arasında; Her ayın birinci ve üçüncü haftası … günü saat 10.00 ile 15.00 saatleri arasında ebeveynlerden biri eşliğinde kişisel ilişki kurulmasına,” karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir.
Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen istinaf edildiği ve talebin Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul edildiği durumda dahi, öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken; kararın evlat edinmeye yönelik kısmının istinaf edilmemesi sonuca etkili olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca kişisel ilişki tesisine yönelik kısmının kaldırılmasına karar verilmesi ve ilgili bölüm yönünden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kayyımın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.