YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6638
KARAR NO : 2021/4354
KARAR TARİHİ : 25.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar … ve müşterekleri vekili, dava konusu Yeniköy, 206 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki muhdesat niteliğindeki bir kısım ağaç ve inşai malzemelerin müvekkil davacılarca yapıldığının tespit edilmesini istemiştir.
Davalı … vekili ise davacılar tarafından açılan muhdesat tespitine ilişkin davanın usul ve yasaya aykırı olarak verilen yetkiye binaen açılmış olduğunu, hukuki mesnetten yoksun bulunduğunu, bu davaya özgü olan hukuki yarar koşulunun sağlanmadığını, davanın esasına girilmeden usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davalı …’ın yargılama aşamasında ve Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği beyan ve dilekçesinde; muhdesatların davacılara ait olduğuna dair herhangi bir itirazı bulunmadığı kabul edilerek bu davayı açmakta davacıların hukuki yararlarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar hükmü temyiz etmiş, Dairemizin 18.06.2015 tarihli ve 2014/10703 Esas, 2015/13373 Karar sayılı ilamı ile “Muhdesatın tespiti davası bir tespit davası olarak HMK’nin 106. madde uyarınca güncel hukuki yarar koşulu bulunması ile açılır ve görülür. Taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası mevcut bulunduğu ve burada taraflar arasında davaya konu taşınmazların fiili kullanım durumuna göre muhdesatların kimin tarafından meydana getirildiği konusunda uyuşmazlık bulunduğuna göre, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı mevcuttur. Mahkemece yaapılacak iş, hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilerek davanın esasına girilip iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak delillere göre uyuşmazlık hakkında bir karar vermektir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın 34 adet çam ağacı ve 16 adet meşe ağacı yönünden reddine, 206 ada 2 parselde bulunan; 100 adet delice asma (2 yaşlı), 751 adet asma (3-5 yaşlı), 42 adet … (6-10 yaşlı), 53 metre 3 lük tel, 44 adet 2 m boyunda 4 lük köşebent demir, 130 metre 1,50 m boyunda 3 lük örme demir, 206 3 parselde bulunan; 70 adet delice asma (2 yaşlı), 430 adet asma (3-8 yaşlı), 3 adet armut (10 yaşlı), 69 adet … (34 adedi 4-6 yaşlı, 35 adedi 6-8 yaşlı), 38 adet 2,5 metre boyunda beton direk, 130 adet 1,5 metre boyunda 4 lük köşebent, 52 adet 2,5 metre boyunda köşebent, 4 mx2 m lik kapı ve 1150 m. dikenli telin … tarafından meydana getirildiğinin, 206 ada 2 parselde bulunan; 1900 adet asma (3-5 yaşlı), 15 adet … (5-8 yaşlı), 5 adet incir (3-5 yaşlı), 350 m. 1,50 lik kafes tel, 143 adet 2 m.lik 4 lük köşebent demir, 514 adet 2 m boyunda 4 lük köşebent demir, 400 kg 3 lük bağ teli ve 200 m. 70 cm lik 4 lük köşebent demirin … tarafından meydana getirildiğinin, 206 ada 3 parselde bulunan; 193 adet … (48 adedi 3 yaşında diğerleri 5-10 yaşlarında) ile 8 adet armut (5 yaşında) ve 1 adet narın (5 yaşında), … tarafından meydana getirildiğinin, 206 ada 3 parselde bulunan; 829 adet asma (3-5 yaşlı), 38 adet … (5-8 yaşlı) 16 adet armut (5-8 yaşlı), 256 adet bağ demiri (köşebent) ve 22,5 kg 3’lük bağ teli, 206 ada 4 parselde bulunan; 271 adet asma, 35 adet … (5-8 yaşlı), 84 adet köşebent bağ demiri ve 7,5 kg 3’lük telin … tarafından meydana getirildiğinin tespitine dair karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek davada karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde,
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde, bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasının ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, tel çit, köşebent demir, köşebent bağ demiri, örme demir taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir. O halde, az yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 1.bendinin HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 1.fıkrasının 3, 4, 5, 6 , 7 ve 8 numaralı bentlerininin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “ …206 ada 2 parselde bulunan; 100 adet delice asma (2 yaşlı), 751 adet asma (3-5 yaşlı), 42 adet … (6-10 yaşlı), 206 3 parselde bulunan; 70 adet delice asma (2 yaşlı), 430 adet asma (3-8 yaşlı), 3 adet armut (10 yaşlı), 69 adet … (34 adedi 4-6 yaşlı, 35 adedi 6-8 yaşlı), 38 adet 2,5 metre boyunda beton direkin … tarafından meydana getirildiğinin, 206 ada 2 parselde bulunan; 1900 adet asma (3-5 yaşlı), 15 adet … (5-8 yaşlı), 5 adet incir (3-5 yaşlı) ağacının … tarafından meydana getirildiğinin, 206 ada 3 parselde bulunan; 193 adet … (48 adedi 3 yaşında diğerleri 5-10 yaşlarında) ile 8 adet armut (5 yaşında) ve 1 adet narın (5 yaşında), … tarafından meydana getirildiğinin, 206 ada 3 parselde bulunan; 829 adet asma (3-5 yaşlı), 38 adet … (5-8 yaşlı) 16 adet armut (5-8 yaşlı), 206 ada 4 parselde bulunan; 271 adet asma, 35 adet … (5-8 yaşlı) ağacın … tarafından meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti istemlerinin reddine,” bentlerinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.