YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/926
KARAR NO : 2019/2533
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin borçlu ile ilgisi olmadığını, borçlu şirketin …’da kurulmuş bir şirket olup, istihkak iddiasında bulunan müvekkili şirketin ise …’de kurulmuş ve tamamen farklı bir şirket olduğunun evraklar ile sabit olduğunu herhangi bir ilgi ve organik bağ veya ortaklık olmadığını, mahcuzun müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının istihkak iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, mahcuza ilişkin fatura sunulduğu, haciz adresinin borçlu ile bağlantısı olmadığı, üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağ olduğunu gösteren delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu haciz adresi ile borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresinin farklı olduğu, yine haciz esnasında borçlu şirket yetkilileri hazır olmadığı gibi, borçlu şirketin haciz adresinde faaliyette bulunduğuna dair bir delil elde edilemediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, karinenin aksinin alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekir. Alacaklı ispat vasıtası olarak cevap dilekçesinde üçüncü kişinin ticari defterlerine dayanmış olmasına rağmen, davacı tarafından sunulan faturanın defterde kayıtlı olup olmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.