YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/119
KARAR NO : 2020/7337
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Derneğin Feshi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2016/320 Esas, 2018/61 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.11.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 18.11.2020 gününe bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2016 tarihli ve 2016/13 sayılı davanamesinde, TMK’nin 60. madde gereği davalı derneğin kuruluşunda tespit edilen eksiklikliklerin verilen süre içerisinde giderilmediği gerekçesi ile derneğin feshi istenmiş; Mahkemece, davanamenin kabulü ile derneğin feshine karar verilmiştir.
Derneğin feshine dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, dernek tüzüğünde tespit edilen kanuna aykırılıkların verilen süre içerisinde giderilmediği gerekçesi ile yeni kurulan derneğin feshi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 58. maddesinde, dernek tüzüğünün kanunun emredici hükümlerine aykırı olamayacağı, 72. maddesinde, derneğin zorunlu organlarının genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu olduğu, zorunlu organlar dışında başka organların da oluşturulabileceği, ancak zorunlu organların görev, yetki ve sorumluluklarının oluşturulan bu organlara devredilemeyeceği, 85. maddesinde ise yönetim kurulunun derneğin yürütme ve temsil organı olduğu hüküm altına alınmıştır.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 4. maddesinde de, her derneğin bir tüzüğünün bulunması gerektiği ve maddenin (g) bendi gereği de, derneğin şubesinin bulunup bulunmayacağının tüzükte belirtilmesinin zorunlu olduğu açıkça ve amir hüküm olarak ifade edilmiştir.
Yeni kurulan derneklerin kuruluş bildirimi ile tüzüklerinin incelenmesi ve yapılacak işlemeler TMK’nin 60. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddede; kuruluş bildiriminde, tüzükte ve kurucuların hukukî durumlarında kanuna aykırılık veya noksanlık tespit edildiği takdirde bunların giderilmesi veya tamamlanmasının derhâl kuruculardan isteneceği, bu istemin tebliğinden başlayarak otuz gün içinde belirtilen noksanlık tamamlanmaz ve kanuna aykırılık giderilmezse; en büyük mülkî amirin, yetkili asliye hukuk mahkemesinde derneğin feshi konusunda dava açması için durumu Cumhuriyet savcılığına bildireceği hükme bağlanmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davalı derneğin tüzüğünde, Dernekler Kanunu 4/g maddesi gereği belirtilmesi zorunlu olan şubesinin bulunup bulunmayacağının belirtilmediği, tüzüğün 6. maddesinde zorunlu organlar yanında “Yürütme Kurulu” adında bir organ daha oluşturulduğu, yürütme kurulunun dernek çalışmalarının yürütülmesinden sorumlu icra organı olduğu, derneği yönetme ve çalışmaları yürüteceği düzenlenmiş olup, bu düzenleme ile TMK’nin 72. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak zorunlu organ olan yönetim kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarının yürütme kuruluna devredildiği, bu hususların kanuna aykırı olduğu, tespit edilen aykırılıkların giderilmesi için davalı derneğe bildirim yapılmasına rağmen kanuna aykırı olan bu hususların giderilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenler ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçeyle reddiyle Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10,00 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.