Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1192 E. 2021/5446 K. 24.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1192
KARAR NO : 2021/5446
KARAR TARİHİ : 24.06.2021

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/340 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, bu kez taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava konusu 39721 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazda vekil edeninin de hissedar olduğunu, üzerinde bulunan 3 katlı evin vekil edeni tarafından yapıldığını belirterek, muhdesatların tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vekil edenince muhdesatın vekil edenine ait olduğuyla ilgili bir iddiası olmadığını belirterek davanın menfaat yokluğundan reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüyle, İzmir ili, Buca ilçesi, Dumlupınar mah. 39721 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bilirkişilerin 22.01.2019 tarihli rapor ve krokilerinde göstermiş oldukları zemin+2 katlı binanın, davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş, hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhtesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
AAÜT’nin 6. maddesinde “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, 21.11.2018 tarihli ön inceleme duruşmasından önce, davalı vekilinin 09.10.2018 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde, “muhdesatın vekil edenine ait olduğu ile ilgili bir iddiası olmadığını” belirttiği, yani anlaşmazlığın ön inceleme duruşmasından önce konusuz kaldığı anlaşılmakla, davacı yararına hükmedilecek avukatlık ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tamamına hükmesilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi’nin hüküm fıkrasının altıncı paragrafı ikinci satırında yer alan ” …9.615,12…” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ”…4.807,56…” ibaresinin yazılarak eklenmesine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca bu bölümünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.