Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1266 E. 2021/4931 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1266
KARAR NO : 2021/4931
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R

Davacı vekili, dava konusu 379 ada 10 parselin davacıya ait olduğunu ve davacı şirket tarafından otel olarak kullandığını, aynı ada 2 nolu parselde ise davalıya ait binanın olduğunu, 2 nolu parselin başkaca malikleri varsa da haricen paylaşma olduğundan davacıya ait taşınmaza davalı binasının tecavüzlü olduğunu, davalıya ait binanın davacının otelinin bahçesi üzerine gelecek şekilde inşa edildiğini,bitişik nizam uygulaması olduğu halde tecavüze ek olarak tecavüz edilen kısımdaki bina duvarına pencereler açıldığını, bu nedenlerle davalıya ait binanın davacı arsasına gelecek kısmı yönünden müdahalenin men’ine elatılan kısmın kal’ine, elatılan kısım için belirsiz alacak olarak şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 1000 TL ecrimisile; müdahalenin men’i ve kal mümkün değilse elatılan kısmın bedeli ( belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 4000TL ) ile elatılan kısım için belirsiz alacak olarak şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 1000 TL ( her yıl için 200 TL olmak üzere son 5 yıllık ) ecrimisil olmak üzere 5000TL hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve davalının binasından davacıya ait otele bakan duvarda açılan tüm pencerelerin hukuka aykırı olarak yapıldıklarının tespiti ile kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ;davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davaya konu ve davalılara 379 ada, 2 nolu parsel üzerinde bulunan 3 katlı yapının kuzeyinde bulunan ve davacıya ait olan 379 ada 10 no.lu parsele temelde (saçaksız) 6,92 m² ve saçaklı kısım 11,16 m² tecavüzlü olduğu anlaşılmakla söz konusu elatmanın önlenmesine, şartları oluşmadığından yıkım talebinin reddine ,el atılan kısmın … tarafından kullanıldığından el atma bedeli ve ecrimisil bedeli olan toplamı 76.948,76 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine, davalılara ait davaya 379 ada, 2 nolu taşınmaz üzerinde bulunan ve davacıya ait 379 ada, 10 nolu parselde bulunan otel bahçesine bakan pencerelerin imara aykırı olduğu anlaşılmakla kapatılmasına karar verilmiştir. Hüküm davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve kal, kal mümkün değilse elatılan kısmın bedeli ile ecrimisil ve hukuka aykırı açılan pencerelerin kapatılması talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede; her ne kadar dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz 379 ada 10 parsel gösterilmişse de Uyap sisteminden (Tapu/Kadastro seçeneğinden) yapılan inceleme sonucunda alınan tapu kaydında davacıya ait 379 ada 10 parsel ve davalının bağımsız bölümünün üzerinde bulunduğu 379 ada 2 parsel taşınmazlara mahkemenin karar tarihinden önce 17.01.2019 tarihinde 3402 Sayılı Kanun’un 22/A maddesi gereğince yenilemenin tescili yapılmış olup sicilin bu şekilde kapatılmış olduğu tespit edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu davacıya ait 379 ada 10 parsel ile davalıya ait bağımsız bölümün üzerinde bulunduğu 379 ada 2 parselin Uyap sisteminden (Tapu / Kadastro seçeneğinden) yapılan inceleme doğrultusunda kaydı kapandığına göre yeni parsel numarası üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken, kapalı kayıt üzerinden karar verilmiş olması doğru değildir. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. O halde; mahkemece yeni oluşan ada /parselin tapu kaydı dosya arasına alınarak yeni durumuna göre keşif yapılmak suretiyle değerlendirme yapılıp hukuki yarar durumu da gözetilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.