Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1526 E. 2020/5364 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1526
KARAR NO : 2020/5364
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, dava konusu 778 ada 23 parsel 27,80 m2’lik taşınmazın 26,80 m2’lik kısmının davalı şirketçe cafe mutfağı taşkını ve bahçe olarak kullanıldığını, diğer davalının ise kendine ait 2 ve 4 nolu dairelerini davalı şirkete kiralarken işgalli haliyle kiraladığını, bu nedenle 2007 yılı için 5600 TL, 2008 yılı için 6000 TL olmak üzere toplam 11600 TL ecrimisilin senelere göre tahakkuk eden kademeli faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, kiralama aşamasında işgalin söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı idare tarafından ibraz edilen idari tahkikata ilişkin evrak, keşifte belirlenen kullanım durumu nazara alınarak ecrimisil talep edilen 2007 ve 2008 yıllarında davalı tarafın davaya konu taşınmazın 18,17 m2’lik kısmını hiçbir akdi ve yasal nedene dayanmaksızın kullandırdığı ve kullandığı, kiralayan … tarafından kiracıya dava konusu taşınmazı kullanmamaları yönünde herhangi bir ihtar ve bildirimin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı tarafın haksız işgalinden dolayı davacı tarafın ecrimisil talep edebileceği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine 01.01.2007-31.12.2008 tarihleri arası dönem için 10820,64 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; ecrimisile ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılardan … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Somut olaya gelince; davacı vekili 2007 ve 2008 yılları için ecrimisil talebinde bulunmuş olup dava dilekçesi davalı …’a 12.12.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı … vekili tarafından 17.12.2013 tarihinde süresinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunulmuştur. Dava; 06.08.2013 tarihinde açılmış olup az yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ve davalı … vekilinin süresinde yaptığı zamanaşımı def’i gözetildiğinde davacı ancak 06.08.2008 06.08.2013 tarih aralığı için ecrimisil talep edebileceğinden davacı vekilinin talep aralığı da gözetilerek ancak 06.08.2008- 31.12.2008 tarih aralığı için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 01.01.2007-31.12.2008 için davalı aleyhine ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3. Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nin 297/2 maddesi hükmüne göre; taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Mahkemece, her dönem için ecrimisil miktarı ve faizin başlangıç tarihi ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, infazda tereddüte neden olacak şekilde, toplam ecrimisilin dönem sonlarından itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.