YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1795
KARAR NO : 2020/6982
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Dernek Üyeliğinden Çıkarmaya Dair Genel Kurul Kararının İptali
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/23 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.11.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, 2014 yılında dernek üyeliğine kabul edilen davacıların tüzüğün 10/c maddesi gereği “bir önceki yılın %5 oranında üye kaydedileceği” kuralını ihlal ettiği gerekçesi ile 01/12-02/12.2018 tarihli Genel Kurulun 6.gündem maddesi ile onaylanan üyelikten çıkarma kararı ile genel kurulda alınan diğer kararların iptali istenmiş; Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıların üyelikten çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili tarafından istinaf isteminin esastan red kararı temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 64. maddesinde “Fiil ehliyetine sahip bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişiler, derneklere üye olma hakkına sahiptir. Yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir.”, 67. maddesi gereğince; tüzükte üyelerin çıkarılma sebepleri gösterilebilir. Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarma kararına bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez. Ancak dernek tüzüğünde çıkarılmaya (ihraca) dair bir hüküm bulunmaması halinde ise, çıkarılma ancak haklı bir nedene dayandırılarak yapılabilir. Bu halde çıkarılan üye çıkarılma kararının iptali için mahkemeye baş vurabilecektir. 68. madde ise dernek üyelerinin eşit haklara sahip oldukları, derneğin üyeleri arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep, aile, zümre ve sınıf farkı gözetemeyeceği, eşitliği bozan veya bazı üyelere bu sebeplerle ayrıcalık tanıyan uygulamalar yapamayacağı düzenlenmiştir.
Yine üyelikten ihraca ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında “ Tüzükte ihraç sebebi olarak gösterilmeyen hallerde, verilen ihraç kararının, hakkın kötüye kullanıldığından dolayı iptali için dava açılabilir” (Y.20.9.1950 tarihli ve 4/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) denilmektedir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk Hukuku’nu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava, tüzük hükümlerine aykırı derneğe üye yapıldığı ileri sürülen davacıların dernek üyeliğinden çıkarılmalarına dair genel kurul kararı ile genel kurulda alınan diğer kararların iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacıların dernek üyeliğinden disiplin hükümlerini ihlal etmeleri nedeni ile çıkarılmaları değil, tüzük hükümlerine aykırı olarak üye yapıldıkları gerekçesi ile üyeliklerinin sonlandırılmasından kaynaklanmaktadır. Mahkemece, davacıların tüzük hükümlerine uygun olarak üye yapıldıkları, haklı sebep olmaksızın üyeliklerinin sonlandırıldığı gerekçesi ile üyelikten çıkarma kararının iptaline karar verilmiş ise de yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği tespit edilmiştir. Şöyle ki;
Davacıların üyeliğe kabul tarihleri olan 24.04.2014, 22.05.2014 ve 26.06.2014 tarihli Yönetim Kurulu kararları, 2014 yılında üyeliğe kabul edilenlerin sayı ve isimleri, üyeliğe kabul tarihi itibari ile yürürlükteki tüzük metni, 2013 yılı itibari ile davalı derneğin üye sayısına dair defter kayıtları, 2014 yılı itibari ile bir önceki yılın üye sayısının %5’i üzerinde üyeliğe kabule dair divan kurulu görüşü ile yönetim kurulu kararı olup olmadığı, iptali talep edilen 01-02/12/2018 tarihli 75. Olağan Genel Kurul Gündemi genel kurul tutanakları İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü ve davalı dernekten getirtilerek davacıların derneğe üye yapılmalarının yürürlükteki tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, az yukarıda belirtilen davacıların derneğe üye kabul tarihleri itibari ile yürürlükteki tüzük, üyeliğe kabule dair 2014 yılı yönetim kurulu kararları, fazladan üye alınmasına dair varsa divan genel kurul görüşü ile yönetim kurulu kararı, davalı derneğin 2013 yılı itibari ile mevcut üye sayısına dair evraklar İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü ve davalı dernekten getirtilerek; öncelikle 2013 yılı mevcut üye sayısı ile tüzük hükmüne göre 2014 yılı için üyeliğe kabul edilecek %5 oranına isabet eden üye sayısının tespiti, 2014 yılında ilk üyeliğe kabulden itibaren bir önceki yılın (2013 yılı) üye sayısının %5’lik dilime giren üyelerin tespiti, %5’in dışında kalan üyeliğe kabul edilenlerin durumunun ise usulüne uygun alınmış divan kurulu görüşü ile verilmiş yönetim kurulu kararı olup olmadığı üzerinde durularak, davacıların üyeliğe kabullerinin üye kabul tarihi itibari ile yürürlükteki tüzüğe uygun olup olmadığı, gerekirse bu hususta alanında uzman bilirkişi kurulundan rapor da alınarak sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/2918 Esas, 2020/308 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Trabzon (1.) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.540,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.