YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1849
KARAR NO : 2021/5424
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Taşınmaz Üzerinden Elde Edilen Gelirlerin Tahsili
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; müvekkillerinin, muris … …’in mirasçıları olarak İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, 3067/3, 3069/1, 3711/7 parsel numaralı taşınmazların maliki olduğunu, bu gayrimenkuller hakkında murisin yasal nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı ve mirasçıları tespit edilemediğinden bahisle Gaziosmanpaşa 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/536 Esas, 1978/694 Karar sayılı hükmü ile kayyımlık kararı alındığını, dava konusu taşınmazların temsil ve idaresinin kayyıma geçtiğini, elde edilen gelirlerin Hazineye ait banka hesaplarına aktarıldığını, müvekkillerinin yasal mirasçı olduklarının belirlendiğini, tapuda gereken değişiklikleri yaptıklarını, geçmişe yönelik olarak dava konusu taşınmazlardan elde edilmiş gelirleri davalı İdareden 10.08.2012 tarihinde talep ettiklerini, ancak olumlu yanıt alamadıklarını belirterek, davacılara ait taşınmazlar üzerinden elde edilmiş tüm gelir tutarının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin, payları oranında müvekkillerine ödenmesini istemiş, 26.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebi 64.076,05 TL olarak artırmıştır.
Davalı Hazine vekili; süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; … … isimli şahsa ait hisselerin, kayyımla idare edildikten sonra Hazine adına tescilinin sağlandığı, sonrasında davacı mirasçılar tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası ile Hazine adına olan tapunun iptal edildiği ve davacılar adına tescilin yapıldığı, dolayısıyla … … mirasçısı olan davacıların taşınmazdan elde edilen gelirlere malik olarak hak kazandıkları, bilirkişi raporuna göre davalının taşınmazlardan elde ettiği gelirin 64.076,05 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafın 10.000,00 TL’yi dava dilekçesiyle talep ettiği, ıslah ile de talebini 64.076,05 TL’ye yükselttiği, ıslah dilekçesinden sonra davalının zamanaşımı def’inde bulunduğu, ıslah dilekçesinin 26.11.2015 tarihinde verildiği, buna karşılık taşınmazlardan elde edilen gelirin ise 12.08.2010 tarihinden öncesine ait bulunduğu sebebiyle Türk Borçlar Kanunu’nun 147.maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirtilerek 10.000,00 TL tazminat yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 585.maddesi uyarınca gaibin mirasından elde edilen gelirin geri verilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 3067/3 (eski 3067/1), 3069/1, 3711/7 (eski 2961/1) parsel sayılı taşınmazlarda hissesi bulunan … …’e 1995 yılında kayyım tayin edildiği, taşınmazlar kayyımla idare edildikten sonra Hazinenin istemiyle de Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/265 Esas ve 2005/427 Karar sayılı ilamı ile … …’in TMK’nin 588.maddesi uyarınca gaipliğine, yukarıda sayılan taşınmazlardaki hisselerinin iptaline ve gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı geri vermekle yükümlü olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 11.04.2006 tarihinde kesinleştiği, 21.04.2008 tarihinde davacıların Gaziosmanpaşa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/634 Esas, 2008/602 Karar sayılı mirasçılık belgesi ile … …’in mirasçısı olduklarının tespit edildiği, sonrasında davacıların 15.05.2008 tarihinde … …’in mirasçıları sıfatıyla TMK’nin 588/3.maddesi uyarınca dava açtığı ve dava konusu taşınmazlardaki Hazine adına tescil edilen hisselerin iptali ile adlarına tescilini talep ettiği, bu hususta Gaziosmanpaşa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/221 Esas, 2010/106 Karar sayılı ilamıyla kabul kararı verildiği, kararın 17.03.2011 tarihinde kesinleştiği, davacıların 10.08.2012 tarihinde idareye müracaat ederek, dava konusu taşınmazlardan geçmişe yönelik olarak elde edilmiş olan tüm gelirlerin kendilerine ödenmesini istedikleri, 3067/3 parselden 25.11.2010 tarihine kadar 33.122,74 TL, 3069/1 parselden 10.03.1995-16.06.2010 arası 28.629,78 TL, 3711/7 parselden ise 10.03.1995-07.06.2010 arası 2.323,53 TL gelir elde edildiği anlaşılmaktadır.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.TMK’nin 585.maddesi; “Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler. İyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tâbidir.” 639.maddesi ise; “Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.” şeklindedir. Bu doğrultuda; davacıların 21.04.2008 tarihinde alınan mirasçılık belgesi ile … …’in mirasçısı olduklarını belgeledikleri, dava konusu taşınmazlardaki Hazine adına tescil edilen murislerine ait payların iptali ve kendi adlarına tesciline ilişkin açtıkları kabul ile sonuçlanan davanın 17.03.2011 tarihinde kesinleştiği, 10.08.2012 tarihinde bu taşınmazlardan elde edilen gelirlerin geri ödenmesi için davalı idareye müracaat edildiği, eldeki davanın da 10.10.2013 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında –Hazinenin kötü niyetli olduğu düşünülemeyeceğinden- az evvel kanun maddelerinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının da zamanaşımı def’inde bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece zamanaşımı nedeniyle tüm talep yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 30,10 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına 23.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.