YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1978
KARAR NO : 2021/2450
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı Ve Katılma Alacağı
KARAR
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Mahkemece, 05.02.2020 tarihli ek kararla süresinde temyiz yoluna başvurma ve karar harcı yatırılmadığından temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından 05.02.2020 tarihli e-imzalı dilekçeyle talep edilen adli yardım talebi hakkında da Mahkemece, 08.02.2020 tarihli ek kararla adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 05.02.2020 tarihli ek kararı davalı vekilince adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir.
1. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nin 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında yapılırsa bu talep Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır. HMK’nin 337/(1). maddesinde de, talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, adli yardım taleplerinin reddine ilişkin kararlarda sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebinin açıkça belirtileceği yazılıdır.
HMK’nin 334. maddesinin (1). fıkrasında, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve isra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.”, 336. maddesinin (2). fıkrasında ise, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde hüzenleme bulunmaktadır.
Yukarıdaki hükümler karşısında, kanun yolu aşamasında adli yardım isteğinin incelenmesi görevi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtay’a aittir. Davalı vekili tarafından her ne kadar vekil edeninin ödeme gücü olmadığı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz mal varlığı bulunmadığı, düzenli geliri olmadığı iddiası ile adli yardım talep edilmiş ise de; yukarıda yazılı hukuki mevzuat, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler karşısında inceleme yapıldığında, davalı vekilinin, adli yardım talebini içeren temyiz kanun yolu başvurusuna ilişkin dilekçesi ekinde davalının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz harçlarını kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat uyandırmaya yeterli, talebini haklı gösterecek hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmediği gibi bu durumun dosyadan da anlaşılamadığı, davalı tarafın kanun yoluna başvuru giderlerini ödeme gücünün bulunmadığına ilişkin isteğinin soyut iddiaya dayandığı, bu hususun kanuna aykırı olduğu, adli yardım talebinin kabulü halinde Devletin mahkeme harcı almasındaki menfaatiyle, başvuranın mahkeme vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki adil dengenin sarsılacağı, temyiz kanun yoluna başvuranın harcı ödemekle yükümlü tutulmasının kendisine aşırı yük getirmeyeceği, bunun Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkına da aykırı olmadığı, davada kendisini vekille temsil ettiren ve temyiz başvuru harçları ile gider avansını karşılamayan davalı … vekilinin belgeye dayanmaksızın soyut beyanla ileri sürülen adli yardım koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varılmış, davalı vekilinin adli yardım isteğinin reddine oy birliği ile karar verilmiş olup, kararın davalı vekiline tebliğine, kararın tebliğinden itibaren HMK’nin 337/2. maddesi gereğince bir haftalık itiraz süresinin beklenmesine, itiraz süresi geçtiğinde;
2. Temyiz harcının kaynağı, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’un 434/2. maddesi ile 10.05.1965 tarihli ve 1965/1-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararıdır. Bu İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına göre, temyiz yoluna başvurmada maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının dörtte birinin peşin olarak alınması gerekir. Davalı vekili tarafından ek kararın temyizinde temyiz yoluna başvurma ile temyiz karar harcınının yatırılmadığı anlaşıldığından, hükmü temyiz eden tarafın, temyiz yoluna başvurma ve karar harcını yatırması gerektiğinden, 25.01.1985 tarihli ve 5/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’un 434/3. maddesi gereğince, temyiz yolun başvurma ve karar harcını tamamlamaları için vekil adına muhtıra çıkarılması, verilecek 7 günlük kesin süre içerisinde temyiz yoluna başvurma ve temyiz karar harcını tamamlamaları aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacakları hususunun muhtırada belirtilmesi, verilen kesin süre içinde temyiz harcının tamamlanmaması halinde Mahkemece başvuruların yapılmamış sayılmasına karar verileceği konusunda aynı biçimde muhtırada uyarı yapılması, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük kesin sürenin dolmasının beklenmesi, verilen kesin süre içinde harçların tamamlanması halinde dava dosyası da eklenerek dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi, tamamlanmaması halinde ise, Mahkemece, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, yedi günlük temyiz süresinin beklenmesi, ondan sonra Dairemize temyiz incelemesine gönderilmesi için dosyanın GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.