YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2131
KARAR NO : 2021/5296
KARAR TARİHİ : 21.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, Zonguldak İli, Merkez İlçesi, … Köyü, Klavlar Mevkii, 121 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacıların ve davalıların paylı malik olduklarını, müvekkillerinin, kadastro tespitinden sonra bu taşınmazın üzerine tavuk çiftliği yaptıklarını, Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/7736 Esas sayılı dosyasıyla ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını açıklayarak, 121 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki, bir kısmı 3 katlı, bir kısmı tek katlı, yaklaşık 1500,00 m² büyüklüğünde ve tavuk çiftliği olarak kullanılan muhtesatın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, Zonguldak İli, … Köyü 121 ada 4 nolu parsel üzerinde bulunan bir kısmı 3 katlı, bir kısmı tek katlı yaklaşık 1500 m² büyüklüğünde olan ve tavuk çiftliği olarak kullanılan bina ve müştemilatının mülkiyetinin davacılar 36308256160 T.C. kimlik nolu … ve 36293256602 T.C. kimlik nolu …’na aidiyetinin tespiti ile bu hususta Tapu Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti davasıdır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı …’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bağşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın tespiti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda Mahkemece, Zonguldak İli, … Köyü 121 ada 4 nolu parsel üzerinde bulunan bir kısmı 3 katlı, bir kısmı tek katlı yaklaşık 1500 m² büyüklüğünde olan ve tavuk çiftliği olarak kullanılan bina ve müştemilatının mülkiyetinin davacılar adına tespitine karar verilmiştir. Davaya konu muhdesatın davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca hüküm fıkrasında fen bilirkişisi H. Serhan Çevik’in 24.06.2015 havale tarihli raporuna atıf yapılmamıştır. Fen bilirkişisi H. Serhan Çevik 24/06/2015 havale tarihli raporunda, tavuk çifliği olarak kullanılan alanın 1503,00 m2 olduğu belirtilmişken, kararda 1500 m2 olarak yazılması da doğru değildir. .
Diğer yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Beyanlar” başlıklı 1012/2, 3. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 60. maddesine göre de, kütüğün beyanlar sütununa, mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar tarih ve yevmiye numarası belirtilerek yazılır. Söz konusu yasal düzenlemelere göre, her beyanın tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterebilmesi mümkün değildir. Bunun için, Türk Medeni Kanunu’nda ya da özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmiş olması veya Tapu Sicil Tüzüğü’nde bir düzenleme yapılmış olması gerekir. Mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtme kütüğün beyanlar sütununda gösterilemez.
Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen, taşınmazın heyelan bölgesinde kalması (mad. 710), geçit hakkı (mad. 748), toprağın iyileştirilmesi (mad. 755), eklentiler (mad. 1012/1) ile özel yasalar arasındaki 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 41. maddesi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun değişik 7. maddesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 12. maddesi, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 22. maddesi, 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak bazı işlemleri düzenleyen yasa uyarınca hak sahibine tahsis beyanları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 15. maddesi, 2924 sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine Dair Kanun’un 7. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/II. maddesi tapunun beyanlar sütununa şerh verilmesine imkan veren yasal düzenlemelerden bir kısmıdır. Somut olay, tapunun beyanlar sütununa tescile imkanı veren yasal düzenlemelerden hiçbirine uymamaktadır. Muhdesatın tespiti davalarında tapu müdürlüğüne bildirim yapılmasına gerek olmadığından tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 2. bendi’nin hükümden çıkarılmasına, yerine “Zonguldak İli, … Köyü 121 ada 4 nolu parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi H. Serhan Çevik’in 24.06.2015 havale tarihli raporunda bir kısmı 3 katlı, bir kısmı tek katlı yaklaşık 1503 m² büyüklüğünde olan ve tavuk çiftliği olarak kullanılan bina ve müştemilatının davacılar 36308256160 T.C. kimlik nolu … ve 36293256602 T.C. kimlik nolu … tarafından meydana getirildiğinin tespitine”, ifadesinin eklenilmesine, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.