YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2541
KARAR NO : 2020/6981
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, …’in vesayet altına alınmasına karar verilmiş, vesayete dair kararın Yargıtay tarafından onandığı tarih itibari ile kesinleştirilmiş, kısıtlının kararının kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebi Mahkemece ek karar ile reddedilmiş olup, ek kararın duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi kısıtlı … tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.11.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden kısıtlı … geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kısıtlı … talep dilekçesinde, hakkındaki kısıtlama kararının kesinleştirme şerhindeki tarihin, kısıtlama kararının Yargıtayca onandığı 21.05.2019 tarihi değil, karar düzeltme dilekçesinin reddi kararının tebliğ tarihi olan 30.12.2019 olarak değiştirilmesini istemiş; Mahkemece ek karar ile talebin reddine karar verilmiştir. Talebin reddine dair ek karar kısıtlı tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, kısıtlama kararı kesinleşme tarihinin değiştirilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. madde 2. fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 Sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Burada uygulanacağı söylenen HUMK’un anılan 427 ilâ 454. maddeleri, temyiz incelemesinin usulü ve temyize tâbi kararların kapsamını belirlemektedir.
1086 sayılı HUMK’un 16/7/1981 tarihli ve 2494 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 427.maddesine göre, mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği, davada haklı çıkmış olan tarafın da hukuki yararı bulunmak şartıyla, hükmü temyiz edebileceği düzenlenmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; Gelibolu Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar dilekçesi üzerine Mahkemece, …’in 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 405.maddesi kapsamında kısıtlanmasına karar verilmiş, temyiz sonucu Dairemizin 21.05.2019 tarihli ve 2018/10535-2019/5322 sayılı ilamı ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna karar verilmiş, kısıtlanması istenilenin karar düzeltme istemesi ise Dairemizin 21.10.2019 tarihli ve 2019/4930-9288 sayılı ilamı ile; “HUMK’un 440/III-1. ve 2. maddeleri gereğince, aynı kanunun 8. maddesinde gösterilen davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlara karşı, karar düzeltme yoluna gidilemez. Dava, HUMK’un 440/III-2. maddesinde ayrık tutulan davalardan da değildir. Bu itibarla inceleme olanağı bulunmayan karar düzeltme dilekçesinin reddine” şeklinde karar verilmiştir.
Vesayet makamı olan Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesi, Dairemizin onama ilam tarihi olan 21.05.2019 tarihini kesinleşme tarihi kabul ederek ilam altına kesinleşme şerhini işlemiş, kısıtlı ise kısıtlama kararının Yargıtay’ın, mahkeme kararını onadığı tarihte değil, karar düzeltme dilekçesinin reddine dair kararın tarafına tebliğ edildiği tarih olduğunu ileri sürerek kesinleşme şerhinin düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, onama ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı olduğu gerekçesi ile kısıtlının kesinleşme tarihine ilişkin itirazını ek karar ile reddetmiştir.
Buna göre, Mahkemece kesinleştirme tarihinin değiştirilmesine dair verilen ek karar HUMK’nın 427. maddesi uyarınca temyizi kabil nitelikte nihai bir karar olmadığından temyiz isteğine ilişkin dilekçenin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kısıtlının temyiz dilekçesinin, kararın temyizi kabil olmaması nedeniyle REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.