Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/2652 E. 2021/2575 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2652
KARAR NO : 2021/2575
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

DAVA TÜRÜ : Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi
MAHKEMESİ : Ankara 6. Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 6. Aile Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2015/1044 Esas, 2017/1750 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar … ve … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar … ve … vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, davacının müteveffa eşi ile ortak hesabı niteliğindeki … ve İş Bankasındaki birikimlerinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ölüm tarihi itibariyle toplam 151.735 TL mevduatın yarısı olan 75.867,50 TL’nin faiziyle davacının katılma alacağı olarak tespitine ve mal rejiminin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak murisin banka hesapları yönünden 75.867,50 TL’nin katılım payı alacağı olarak tespitine karar verilmiş, hükme karşı davalılar … ve … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye 12. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm, süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, sağ eş tarafından, diğer mirasçılara karşı açılan artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad. 229) ve denkleştirmeden (TMK mad. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad. 236/1). Katılma alacağı Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (4721 s.lı TMK mad. 235/1).
Somut olaya gelince; eşler, 18.03.1954 tarihinde evlenmiş, 03.02.2013 tarihinde muris eş … vefat etmiş, mal rejimi eşlerden birinin ölümü neticesi sona ermiştir. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK’nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 Sayılı TKM mad. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu muris adına 19.03.2012 tarihinde açılan İş Bankası hesabının 21.594,71 TL yatırılmak suretiyle açıldığı, 20.03.2012 tarihinde 10.000 TL çekildiği,15.02.2013 tarihinde vefat nedeniyle hesaba bloke konulduğu, 18.02.2013 tarihinde verasete göre bloke işleminin kaldırılarak, hesaptaki 11.502,71 TL’nin çekildiği ve varislere ödeme yapılarak hesabın kapatıldığı, muris adına 26.04.2005 tarihinde açılan … Bankası vadeli hesabının 63.291 TL yatırılmak suretiyle açıldığı, bu hesabın 15.02.2013 tarihinde 140.233,97 TL çekilmek suretiyle kapatıldığı anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179).
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, mal rejiminin sona erdiği tarihte ve hemen sonrasında toplam 161.736,68 TL’nin çekildiği, çekilen paranın TEFE endeksleri esas alınarak belirlenen güncel değerinin 235.510,38 TL olduğu, yarı oranındaki 117.755,19 TL davacının katılma alacağı olduğu fakat taleple bağlı kalınarak 75.867,50 TL davacının katılma alacağı olarak tespit edilmiş ise de, davacının 11.02.2013 tarihinde noter aracılığı ile muris eşine ait veraset ilamını aldığı, bu veraset ilamına göre, murisin terekesi bir pay kabul edilerek, davacının tek mirasçı olarak gösterildiği, İş Bankası hesabındaki 11.502,71 TL’nin 18.02.2013 tarihinde varislere ödeme yapılarak bu hesabın kapatıldığının bildirildiği, 27.02.2013 dava, 06.06.2013 karar tarihli mahkemeden alınan veraset ilamında ise, davacı ve davalıların mirasçı olarak belirlendiği, davalılar tarafından Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/92 Esas sayılı dava dosyasında, eldeki dava davacısının geçerli olmayan veraset ilamı ile yani kendisini tek mirasçı olarak gösteren veraset ilamıyla davaya konu hesaplardan para çektiğinden davacıya karşı alacak davası açıldığı, buna göre İş Bankası hesabından 18.02.2013 tarihinde çekilen 11.502,71 TL’nin kim tarafından çekildiğinin veya kime ödendiğinin tereddütsüz bir şekilde belirlenmesinden sonra, eğer davacıya ödendiyse bu miktarın katılma alacağından mahsubunun gerekeceği, yine mal rejiminin sona erdiği tarihteki mevcut bakiyenin katılma alacağının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinden, İş Bankası hesabından 20.03.2012 tarihinde çekilen 10.000 TL’nin tasfiyede dikkate alınmasının hatalı olduğu gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi