YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2920
KARAR NO : 2021/4845
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.06.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan gelen olmadığından, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, 03.12.2013 tarihinde haczedilen makinelerin müvekkiline ait olduğunu, borçlunun davacı üçüncü kişiye yaklaşık 500.000,00 TL tutarında borcu bulunduğunu, üçüncü kişinin borçludan ödeme yapmasını istemesi üzerine borçlunun borca karşılık dava konusu mahcuzları 2013 yılı Kasım ayının sonunda müvekkil firmaya teslim etmek üzere taahhütte bulunduğunu, ancak anlaşmalı olarak müvekkilini zarara uğratmak için haciz işlemi yapıldığını belirterek istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; haciz işleminin borçlu huzurunda yapıldığını, istihkak iddiasının muvazaalı olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 10.12.2018 tarihli ve 2016/5907 Esas, 2018/19940 Karar sayılı ilamı ile mahcuzlar borçlunun adresinde haczedildiğinden mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu, ispat yükü üzerinde olan davacı üçüncü kişinin borçludan alacaklı olduğu ve alacağına karşılık mahcuzları satın aldığı iddiasını ileri sürdüğü anlaşıldığından borçlunun üçüncü kişiye 500.000,00 TL borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak, mahcuzların üçüncü kişiye borç karşılığı verilip verilmediği araştırılması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın borçlu şirketten alacağı olduğu ve istihkak iddiasında haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle; kararı temyiz eden davalı alacaklı vekili tarafından temyiz başvurusu sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında karar verme yetkisi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtaya aittir (HMK mad. 336/3). Dosya arasına alınan ve dilekçe ekinde sunulan UYAP malvarlığı sorgulama belgesi, Devletin mahkeme harcı almasındaki menfaati ile başvuranın mahkeme vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki adil denge, Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak, adli yardım talebi yerinde görüldüğünden, HMK’nin 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, davalı tarafın nispi temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilerek, işin esasının incelenmesine geçildi.
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Mahkeme kararının İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.