Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/343 E. 2021/5491 K. 24.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/343
KARAR NO : 2021/5491
KARAR TARİHİ : 24.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal, Alacak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, paydaşı olduğu 120 ada 10 parsel sayılı taşınmaza davalının haksız olarak elattığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine, yapıların yıkımına ve alacağa karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının Gönen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/453 Esas sayılı dosyasında açtığı elatmanın önlenmesi davasının halen derdest olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak elatmanın önlenmesi ve kâl’e ilişkin davanın kabulüne, alacak istemine ilişkin davanın reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesince “tapu kaydı lehine muhdesat şerhi bulunan …’ın mirasçılarını gösterir veraset veya nüfus aile kaydının çıkartılarak, diğer mirasçılarının davada yer almasının sağlanması, taraf teşkili sağlanarak, taraflarca bildirilen delillerin toplanması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir” şeklindeki gerekçe ile bozulmuş ve Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek, devam eden yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, müdahalenin men’i ve kal talebinin kabulüne, davalıların dava konusu Gönen ilçesi, Gündoğdu Mahallesi, 1739 ada 10 parsel sayılı taşınmaza elatmalarının önlenmesine, taşınmaz üzerindeki yapı ve dikilen ağaçların kaline, yapı ve dikilen ağaç sahibi davalılara hapis hakkı tanınmasına, ulu kavak ağaçları ve vergiye ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine, ecrimisil talebi bakımından usulüne uygun harcı yatırılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, kâl ve alacak istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 120 ada 10 parselin 1739 ada 10 parsel olduğu ve taşınmazda davacının 1/2 oranında paydaş olduğu taşınmazın beyanlar hanesinde “krokisinde gösterildiği şekilde 508 m2’lik kısım üzerindeki ahşap ev ve eklentisinin Hüseyin oğlu … tarafından yapıldığı” na ilişkin şerh bulunduğu ve eldeki dosya davalısı … mirasçıları tarafından eldeki dosya davacısı ve dava dışı kişilere karşı harici satış sebebiyle ödenen bedel ve muhdesatın bedelinin tahsiline yönelik Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/354 Esasında görülen davanın açıldığı ve bu davada 55.272,00 TL taşınmaz değeri ve 1.116,22 TL muhdesat değeri olmak üzere toplam 56.388,22 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verildiği ancak sistemde kararın kesinleştiğine ilişkin şerh bulunmadığı anlaşılmıştır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Mahkemece her ne kadar davalı taraf lehine hapis hakkı tanınmasının düşünülmesi doğru ise de; hükmedilecek hapis hakkı bedelinin yukarıda belirtilen Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/354 Esasında görülen davada belirleneceği dikkate alınarak bu davanın sonucunun beklenmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hapis hakkı bedeli belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, yargılama giderine (bunun içerisinde olan vekalet ücretine) ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı taraf vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 24.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.