YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3530
KARAR NO : 2022/9003
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Senedinde Yapılan Değişikliğin Tescili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Samsun 4. Asliye Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, vakıf senedinin 3. maddesinde yapılan değişikliğin tescili istenmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile vakıf senedinde yapılan değişikliğin tesciline karar verilmiş, hükme karşı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce istinaf istemi esastan reddedilmiş, bu kez … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 101. maddesinde; vakıf gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu, 69. maddesinde; her üyenin genel kurulda bir oy hakkı bulunduğu ve üyenin, oyunu şahsen kullanmak zorunda olduğu, 73. maddesinde; dernek genel kurulun, derneğin en yetkili karar organı olduğu ve derneğe kayıtlı üyelerden oluştuğu, 83. maddesinde ise; ancak dernek genel kurul kararlarının iptalinin istenebileceği, diğer organlarının kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı belirtilmiştir. Anayasamızın dernek kurma hürriyeti başlıklı 33. maddesinde; “Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa’nın 33. maddesinde, herkese, önceden izin almaksızın dernek kurma, derneklere üye olma ya da üyelikten çıkma özgürlüğü tanınmıştır. Maddede vakıflar hakkında açık bir düzenlemeye yer verilmemiş ancak son fıkrada, bu madde hükümlerinin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağı belirtilmiştir. Derneklerin ve vakıfların kuruluşları, amaçları, işlevleri, işleyişleri ve yönetimleri aynı değil ise de Anayasa’nın 33. maddesinin birinci ve son fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, vakıflar hakkında hüküm bulunmayan hallerde -niteliğine uygun düştüğü ölçüde- 4721 sayılı TMK’deki derneklere ilişkin hükümlerin vakıflar yönünden uygulanması gerektiği söylenebilir.
Yargıtay uygulamalarına göre uyuşmazlık, öncelikle vakıf hukuku kapsamında mevzuatta yer alan düzenlemeler esas alınarak çözüme kavuşturulacak, hüküm bulunmayan hallerde ise Türk Medeni Kanununun benzer kuruluşlardan olan derneklerle ilgili hükümleri esas alınarak çözüme gidilecektir. Vekaleten oy kullanma konusunda vakıf mevzuatında ve dava konusu vakfın vakıf senedinde açık bir düzenleme bulunmazken, Türk Medeni Kanununa göre derneklerde bu durum açıkça yasaklanmıştır.
Somut olayda, vakıf senedi değişikliğinin tescilinin istendiği, buna göre vakıf senedinin 13.maddesi gereği vakıf genel kurulunun kararları çoğunlukla alacağı düzenlenmiş olup, senet değişikliğine dair özel bir düzenlemenin bulunmadığı, tescile dayanak senet değişikliği kararlarının alındığı 23.03.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre toplantıya 24 üyenin asaleten 10 üyenin ise vekaleten olmak üzere 34 üyenin katılımı ile gerçekleştirildiği, senet değişikliğinin ise nisap belirtilmeksizin oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında vakıf toplantılarında vekaleten oy kullanma söz konusu olmadığı halde vekaleten oy kullanılması sonucu senet değişikliği kararı alındığı dikkate alınmaksızın yapılan değişikliklerin tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesinin 20.03.2020 tarihli ve 2020/593 Esas, 2020/619 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi olan Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/311Esas, 2020/23 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Samsun (4.) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.