YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3581
KARAR NO : 2020/7509
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde 09.07.2015 ve 15.07.2015 tarihinde haciz işlemleri yapıldığını, hacze konu mahcuzların müvekkiline ait olduğunu açıklayarak, davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılması ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi şirket ortakları arasında organik bağ olduğunu, borçlu ve üçüncü kişi şirketin ticaret sicil adresinin aynı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 09.07.2015 tarihli haczin davacıya bildirildiği tarihten itibaren yedi günlük yasal süre geçtiği, bu tarihli hacze ilişkin taleplerin reddi gerektiği, 15.07.2015 tarihli hacizle ilgili olarak ise, dava konusu mahcuzların bir kısmının faturalarının bulunduğu, bu faturaların usulünce tutulmuş defterlere işlendiği bildirildiğinden, iddianın kanıtlandığı taşınırlara ilişkin davanın kabulüne, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. İİK’nin 97/1 maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3. kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tefhim veya tebliğ edilmediği takdirde, hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar 3. kişi tarafından istihkak davası açılabilir.
Somut olayda, dava konusu 09.07.2015 tarihli haciz sırasında üçüncü kişi vekili hazır bulunmuş ve 13.07.2015 tarihli dilekçesi ile, istihkak iddiasını yinelemiş, … 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/ 506 Esas, 2015/ 462 Karar sayılı kararı ile takibin devamına, üçüncü kişinin istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. Eldeki dava ise, 22.07.2015 tarihinde açılmış, takip dosyası ve dava dosyası içerisinde takibin devamına ilişkin kararın davacı üçüncü kişiye tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçası görülmemekle birlikte, takibin devamı kararının verildiği 15.07.2015 tarihinden itibaren yedi gün içinde 22.07.2015 tarihinde dava açılmış olduğundan, Mahkemenin 09.07.2015 tarihli haczin davacıya bildirildiği tarihten itibaren yedi günlük yasal sürede davanın açılmadığı şeklindeki gerekçesi hatalı olmuştur. Bu durumda, 09.07.2015 tarihli hacizle ilgili olarak açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, işin esasına girilerek, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, HMK’nin 297/2. maddesi, “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir ” hükmünü içermektedir. Somut olayda, dava konusu edilen 09.07.2015 tarihli hacizle ilgili olarak Mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, anılan hacizle ve gerekçe ile ilgili olarak hüküm kurulmaması hatalı olmuştur.
2. Bozma neden ve şekline göre 15.07.2015 tarihli hacze ilişkin itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.