Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/3834 E. 2021/4659 K. 02.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3834
KARAR NO : 2021/4659
KARAR TARİHİ : 02.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Asıl Dava: Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın davacı … yönünden kısmen kabulüne; davalılar … ve … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar …, … ve …’ın açmış olduğu davada tarafların yargılama devam ederken davaya konu paylarını devrettikleri anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, 324 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 28.06.2012 tarihli raporunda ve ekli krokide B harfi ile gösterilen marangoz atolyesi ve dükkanların bulunduğu alana davalı … ve davalılar …, … ve … tarafından yapılan müdahalenin men-i’ne, 324 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkşisinin 28.06.2012 tarihli raporunda ve ekli krokide C harfi ile gösterilen dükkanların bulunduğu alana dahili davalılar …, …, …… … ve … tarafından yapılan müdahalenin men-i’ne, birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve davalılar …, … ve …’ın yargılama devam derken davaya konu paylarını diğer davalı …’a devrettikleri anlaşıldığından bu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün asıl dava davacısı-birleşen dava davalılarından … vekili, asıl dava dahili davalılarından … vd vekili, asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.06.2020 tarihli ve 2018/10144 Esas, 2020/3846 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Asıl dava dahili davalılarından … vd vekili ile asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde, davacıların paydaş oldukları 324 parsel sayılı taşınmaza paydaş olmayan davalıların elatmasının önlenmesi istenmiştir.
Davalılardan … vekili birleşen dava dilekçesinde, …’ın harici satım sözleşmesi ile taşınmazda pay satın aldığı ve taşınmaz üzerine atölye vb yapılar inşaa ettiği ileri sürülerek bu yapıların … tarafından yapıldığı ve mülkiyetinin tespiti ile muhdesatların ayrı ayrı değerlerinin tespiti istenmiştir.
Mahkemece, asıl davanın davacı … yönünden davanın kısmen kabulü ile 324 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 28.06.2012 tarihli raporunda ve ekli krokide B harfi ile gösterilen marangoz atolyesi ve dükkanların bulunduğu alana davalı … ve davalılar …, … ve … tarafından yapılan müdahalenin men-i’ne, 324 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkşisinin 28.06.2012 tarihli raporunda ve ekli krokide C harfi ile gösterilen dükkanların bulunduğu alana dahili davalılar …, …, …… … ve … tarafından yapılan müdahalenin men-i’ne, davalılar … ve … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar …, …… ve …’ın açmış olduğu davada tarafların yargılama devam ederken davaya konu paylarını devrettikleri anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar …, … ve …’ın yargılama devam derken davaya konu paylarını diğer davalı …’a devrettikleri anlaşıldığından bu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup, hükmün asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalılarından … vekili, asıl dosya dahili davalılarından … vd vekili, asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.06.2020 tarihli ve 2018/10144 Esas, 2020/3846 Karar sayılı ilamı ile onanmasına dair kararının asıl dosya davalılarından … mirasçıları dahili davalılar … vd vekili, asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı … vekili tarafından düzeltilmesi istenildiğinden dosya yeniden incelenmiştir.
Asıl dava, davacıların kayden dava dışı kişilerle paylı mülkiyet hükümlerine göre malik oldukları 7.700 m2 alanlı 324 parsel sayılı taşınmazda, paydaşlar tarafından paydaş olmayanlara karşı açılan elatmanın önlenmesi istemi, birleşen dava ise harici satım sözleşmesi ile taşınmazda pay satın aldığı ve taşınmaz üzerine atölye vb yapılar inşaa ettiği iddiasına dayalı mülkiyetinin tespiti ile muhdesatların ayrı ayrı değerlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK’nin 165. maddesinde “Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir” hükmü yer almaktadır.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın Adana İli, Karaisalı İlçesi, Torunsolaklı Mah. 324 parsel sayılı ve 7.700 m2 yüzölçümlü olduğu ve paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, davacı …’nin dava açıldıktan sonra pay satın alması ve pay satması sonrası taşınmazda 13/80 oranında paydaş olduğu, dava dışı …’nun 168/840 oranında paydaş olduğu, asıl dosya davalılarından birleşen dosya davacısı … tarafından harici satım sözleşmesine dayalı olarak dava dışı paydaşlardan …’in payından 109/840 payın iptali için 02.08.2010 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açtığı, dosya aşamalardan geçtikten sonra Dairemizin kesin nitelikteki bozması sonrası Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/114-2020/33 sayılı kararı ile 324 parsel sayılı taşınmazın 109/840 payının iptali ile … adına tesciline karar verildiği, verilen kararın Dairemizin 09.03.2021 tarihli ve 2020/4814-2021/2082 sayılı ilamı ile mahkeme kararı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onandığı, UYAP kayıtlarına göre Yargıtay ilamının 17.05.2021 tarihinde tebliğe çıkartılmış olduğu, iş bu kararın kesinleşmesi sonucu davalı …’ın taşınmazda 109/840 oranında paydaş olacağı, bu durumda tapu iptali ve tescil davasının neticesinin eldeki davanın sonucuna etkili olacağı kuşkusuzdur. Bu sebeple o davanın eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesi gereklidir.
Hal böyle olunca; …’ın açmış olduğu Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/114-2020/33 sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi, sonucuna göre inceleme ve araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması,
2. Diğer davalılar … mirasçılarının yine mülkiyet hakkına dayalı olarak Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/15 Esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu 324 parsel sayılı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesine karar verilen kısım için tapu iptali ve tescil davası açıldığı beyan edildiğine göre, Mahkemece, açılan iş bu davanın açılış tarihi, dayanılan hukuki sebepler vs. durumlar üzerinde durularak eldeki davanın sürüncemede bırakılmasına matuf olup olmadığı hususları da değerlendirilip, eldeki dosya yönünden bekletici mesele sayılıp sayılmayacağı üzerinde durulmadan karar verilmiş olması,
Bu defa ki inceleme sonucu doğru görülmeyerek hükmün bozulması gerektiğinden onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dosya davalılarından … mirasçıları (dahili davalılar) … vd ile asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı … vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 23.06.2020 tarihli ve 2018/10144 Esas, 2020/3846 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 442/1 maddesi gereğince aynı mahkeme ilamı ile ilgili bir defadan fazla karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağından ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 02.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.