YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4313
KARAR NO : 2023/2371
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/349 E., 2020/805 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki galle fazlası alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu … Ağa Vakfı’na ait 1380 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1998-2004 dönemi için 10.000,00 TL ecrimisil; 2004-2010 arası dönem için ise 10.000,00 TL kira bedeli ile 09.01.2004 tarihinde tahsil edilen ecrmisil bedelinin düşük olduğu gerekçesi 10.000,00 TL olmak üzere fazlaya dair haklar saklı tutularak toplam 30.000 00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili istenmiştir.
2. Birleşen İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/248 Esas sayılı dosyası üzerinden asıl dosyanın davacıları tarafından açılan davada ise; dava konusu … Ağa Vakfına ait 254 ada 99 ve 196 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan iki dükkan dolayısı ile taşınmazların gerçek değeri altında kiraya verilmesi ve eksik ecrimisil tahsil edildiği gerekçesi ile 25.09.2008-08.05.2010 tarihleri arası dönem için fazlaya dair haklar saklı tutularak 20.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili istenmiştir.
3.Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; … Vakfının mazbut bir vakıf olduğunu, mazbut vakıfların … Genel Müdürlüğü tarafından yöneltilip temsil edildiğini, davacıların galleye müstehak vakıf evladı olduklarına ilişkin ellerinde kesinleşmiş karar olmadığını, davacıların vakıf evladı olsalar dahi vakfı idare yetkisi olmadığı için bu davayı açma haklarının da olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacıların murisleri …’in dava konusu vakfın galleye müstehak vakıf evladı olduğu, kendisine bu kapsamda ödemeler yapıldığı, 25/09/2008 tarihinden vefat ettiği, 08/05/2010 tarihine kadar yapılan galle ödemelerinde vakıf kira gelirlerinin rayiçlerin çok altında tahsil edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tanzimini talep ettikleri, ancak davacıların murisinin galle fazlası almaya hak kazandığına ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, kendisine fiilen ödeme yapılmış olmasının sonucu değiştirmeyeceği, davacıların galleye müstehak vakıf evladı olduklarına ilişkin İstanbul 15. AHM’nin 2011/450 Esas ve 2014/137 Karar sayılı kararının 22/06/2017 tarihinde kesinleştiği, yine davacı …’in galleye müstehak vakıf evladı olduğuna ilişkin İstanbul 17. AHM’nin 2013/70 Esas ve 2013/684 Karar sayılı kararının 14/06/2016 tarihinde kesinleştiği bu haliyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, bu durumda 13/02/2011 tarih 6111 sayılı yasa ile değişik 5737 sayılı … Yasası’nın 7 ve 75. Maddeleri uyarınca dava şartının oluşmadığı, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2015/13925 Esas ve 2015/16586 Karar sayılı bozma ilamınında aynı yönde olduğu” gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın, evladiyet kararına dayalı olarak açılmış bir galle (alacak) davası olmadığını, zira huzurdaki davanın, davacıların murisi …’in davalı kurum tarafından vakıf evladı olarak kabul edilerek 25.09.2008 tarihinden vefat tarihi olan 08.05.2010 tarihine kadar yapılan galle ödemelerine dayanak teşkil eden vakıf kira gelirlerinin rayiçlerin çok çok altında tahsil edilmesi sebebiyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğunu, yani incelemeye konu davanın, evladiyete dayalı olarak değil, vakıf evladı muris …’in mirasçıları olarak açılmış olması sebebiyle bu davacıların evladiyet kararlarının da bir önemi bulunmadığını, mahkeme kararının açık bir şekilde usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 13.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (6111 sayılı Kanun) 208 inci maddesi ile 5737 sayılı … Kanunu’nun (5737 Sayılı Kanun) 7 nci maddesine; “intifa haklarına ilişkin talepler galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer.”, “Mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirlenir.” hükümlerinin ilave edildiği, 6111 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesi ile de 5737 sayılı Kanun’a geçici 10 uncu madde hükmü eklenerek; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun’un 7 nci maddesine eklenen hükümlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış ve hâlen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağı düzenlendiği, 6111 Sayılı Kanun ile düzenlenen 208 ve 209 uncu maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulduğu, Anayasa Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2011/42 E. – 2013/60 K. sayılı kararı ile, intifa hakkı talepleri için bir süre sınırlaması getirilmesinde kamu yararı bulunduğu, anılan maddelerin ve yürürlüğe girmesinden önce açılmış davalarda da uygulanacağını belirtilen düzenlemenin, Anayasa’nın 2, 36 ve 138 inci maddelerine aykırı bulunmadığı gerekçeleriyle iptal isteminin reddine karar verildiği, davacıların, eldeki davada intifa haklarından olan eksik ödenen ve henüz ödemesi yapılmayan galle fazlasını dava konusu ettiklerine göre, 6111 Sayılı Kanun ile 5737 Sayılı Kanun’un 7 nci maddesine ek fıkralar getiren 208 inci maddenin, aynı Kanun’un 209 uncu madde hükmü gözetilmek suretiyle yargılaması devam eden eldeki davaya uygulanacağının açık olduğu, intifa hakkının 5737 sayılı Kanun’un 75 inci ve … Yönetmeliği 53 üncü maddeleri gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu kesinleşmiş mahkeme kararıyla ispat edenlere ödendiğini, davacıların galleye müstehak vakıf evladı olduklarına ilişkin İstanbul 15. AHM’nin 2011/450 Esas – 2014/137 Karar sayılı kararının 22.06.2017 tarihinde kesinleştiği, yine davacı …’in galleye müstehak vakıf evladı olduğuna ilişkin İstanbul 17. AHM’nin 2013/70 Esas – 2013/684 Karar sayılı kararının 14.06.2016 tarihinde kesinleştiği, 22.06.2011 olan dava tarihinde davacıların intifa hakkına sahip olmadıkları, murisleri tarafından ileri sürülmeyen hakkın, evlatlık sıfatına bağlı olarak kullanılabilen hak olduğu, miras yolu ile davacılara intikal etmeyeceği, davacıların intifa hakkını mahkeme kararı kesinleşince kullanabilecekleri, bununda yukarıda açıklandığı üzere 5 yıllık dönemle sınırlı olduğu, kararların kesinleşme tarihine göre de dava konusu dönem için hak düşürücü sürenin geçtiği, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mazbut vakfın galle fazlası alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5737 sayılı Kanun’un 3, 6 ıncı maddeleri, 7 inci maddeye 6111 sayılı Kanun’un 208 inci maddesi ile eklenen ek fıkralar, 75 inci madde, 6111 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesi ile eklenen Geçici 10 uncu madde, … Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR :
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.