YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/434
KARAR NO : 2021/4976
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Uşak İcra Hukuk Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/45 Esas, 2018/84 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçlunun haciz yapılan şubeyi üçüncü kişiye muvazaalı olarak devrettiğini, yapılan devrin usulsüz olduğunu açıklayarak, üçüncü kişi tarafından ileri sürülen haksız istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi davasının reddine, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; karara karşı davacı alacaklı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu haciz sırasında üçüncü kişi şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ve üçüncü. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan Durmuş Yavuz’un haciz tarihi itibarıyla üçüncü kişinin ortağı ya da temsil yetkilisi olmadığı, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığı gerekçesi ile davacı alacaklı vekilinin istinaf isteminin HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın hukuki yarar bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nin 114/h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davalı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurması üzerine Dairemizin 18.04.2019 tarihli ve 2019/2148 Esas, 2019/4312 Karar sayılı kararı ile davalı üçüncü kişi tarafından temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen 15.04.2014 tarihli vekaletname içeriğinden, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan Durmuş Yavuz’un, davalı üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından şirketi temsil noktasında geniş bir şekilde yetkilendirildiği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi bozma üzerine yaptığı yargılama sonunda haciz adresinin davalı üçüncü kişiye ait olduğu belirtilerek, İİK’nin 97/a maddesindeki bu mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine değerlendirilmiş, davacı alacaklının sunmuş olduğu delillerin değerlendirilmesi sonucu mahcuzların borçluya ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı alacaklının istinaf talebini esastan reddetmiş, hüküm davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen Mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, bölge adliye mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk derece mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi bölge adliye mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde ilk derece mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir.
Bu nedenle somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi 18.01.2019 tarihli ve 2018/1152 Esas, 2019/105 Karar sayılı kararı ile Uşak İcra Hukuk Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/45 Esas, 2018/84 Karar sayılı kararını kaldırmış, geçerli istihkak iddiası bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermiş olmakla İlk Derece Mahkemesi kararını bütünüyle ortadan kaldırmış, yeni bir hüküm tesis etmiştir. Ne var ki, yeni tesis edilen bu hükmün temyizi üzerine Dairemiz 18.04.2019 tarihli ve 2019/2148 Esas, 2019/4312 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, dosya HMK’nin 373/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm ortadan kalktığı gibi Bölge Adliye Mahekemesince kurulan hüküm de Dairemiz bozma ilamıyla ortadan kalktığından, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi sonucu yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, davacı alacaklı vekilinin istinaf taleplerinin HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmekle yetinilerek hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.