YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4529
KARAR NO : 2021/5213
KARAR TARİHİ : 17.06.2021
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili tarafından İİK’nin 96. maddesi uyarınca istihkak iddiasının kabulü talebiyle açılan davada Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2016/1026 Esas, 2017/115 Karar sayılı davanın reddine dair kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarihli ve 2017/1211 Esas, 2017/1459 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı davacının temyiz kanun yoluna başvurduğu, Dairemizin 17.04.2019 tarihli ve 2017/14939 Esas, 2019/4262 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/45 Esas, 2018/655 Karar sayılı kararı ile konusu ve tarafları aynı olan alacak davasının reddine karar verildiğini, ancak bu kararın taraflarınca istinaf edilerek Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2019/428 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabul edildiği, bu kararın kesinleşmesi ile mahcuzların müvekkiline ait olduğunun kesinleştiğini belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince talebin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının talebinin esastan reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 374.ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, icra ve iflas hukuku, alacaklının, Devlet kuvveti yardımı ile alacağına nasıl kavuşacağını düzenleyen bir hukuk dalıdır. Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir. İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinin başlangıcından sonuçlanmasına kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir. İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. İcra mahkemeleri, uyuşmazlıkları İcra İflas Kanunu ve genel anlamda takip hukuku çerçevesinde değerlendirir ve sadece icra takibinin sonuçlanmasına odaklıdır.
Her ne kadar istihkak davalarına umumi hükümler dairesinde bakılıp, her türlü delil ileri sürülebilir ise de, istihkak davalarında amacın, hacizli mal üzerinde üçüncü kişinin iddia ettiği hakkın maddi hukuka göre mevcut olup olmadığının tespit edilmesi değildir. Aksine davanın amacı, haczedilen belli bir mal üzerinde cebri icranın cereyan edip etmeyeceğinin belirlenmesidir. Yani İstihkak davası sadece takip hukuku alanında ve derdest somut icra takibi bakımından sonuç doğurabilir. Bu nedenle dava sonunda verilen karar da yalnız derdest takip bakımından kesin hüküm teşkil edebilir. Söz konusu karar başka bir takip bakımından kesin hüküm teşkil etmez. (Hacizde istihkak davası Dr. … …) Öte yandan; İİK’nin 97/son maddesine göre istihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce karara bağlanması gerekir.
Bu durumda takip hukukundan doğan istihkak davalarında verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği için yargılamanın iadesi yoluna da gidilemeyecektir. Bununla birlikte yargılamanın iadesine konu İcra Mahkemesi kararında yer alan davanın tarafları ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2019/428-2019/423 E.K. sayılı kararına konu İlk Derece Mahkeme dosyasında alacaklının taraf olmaması nedeniyle HMK’nin 375. maddede sayılan şartlar oluşmamış olduğundan, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına 17.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.