Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4732 E. 2021/4706 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4732
KARAR NO : 2021/4706
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Ve Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mersin 3. Aile Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2011/226 Esas, 2018/357 Karar sayılı kararıyla asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, alacakların takas talebinin reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı-karşı davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı-karşı davacı … vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı-karşı davalı … vekili, evlilik birliği içinde kadın eş adına edinilen taşınmazlar nedeniyle 100.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı … vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesiyle de, erkek eş adına edinilen taşınmaz nedeniyle 10.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 23.03.2017 tarihli dilekçeyle taşınmazın edinme tarihi itibariyle talebin katkı payı alacağı olduğunu açıklayarak, karşı davanın katkı payı alacağı olarak ıslah ettiklerini beyan etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüyle, 2336 ada 1 parselde 2 nolu mesken yönünden 4.773,38 TL, 131 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden 76.600,00 TL olmak üzere toplam 81.333,38 TL katılma alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; karşı davanın da kısmen kabulüyle 2336 ada 1 parselde 26 nolu dükkan yönünden 9.500,00 TL katkı payı alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı … vekili tarafından istinaf edilmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, 2336 ada 1 parselde 2 nolu mesken yönünden 41.831,89 TL, 131 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden 117.500,00 TL olmak üzere toplam 159.331,89 TL katılma alacağının olduğu, taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL katılma alacağının tahsiline; karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Somut olaya gelince; eşler, 23.08.1986 tarihinde evlenmiş, 07.10.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 18.02.2013 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM mad.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179).
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
a. Asıl dava konusu 2336 ada 1 parselde 2 nolu mesken yönünden;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince 2 nolu taşınmaz yönünden kadının erkek kardeşi tarafından banka hesabına gönderilen paraların kredi ödemesinde kullanıldığı kabul edilerek, bu ödemelerin ve boşanma dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin denkleştirmesi yapılarak artık değere katılma alacağına hükmedildiği, davacı-karşı davalının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de kadının kardeşi tarafından gönderilen paralarla kredi ödemesi yapıldığını teyit eden hesap hareketi olmadığı gerekçesiyle, sadece 03.09.2009 tarihinde gönderilen 9.000,00 TL ile yapılan 4 taksit ödemesi ve boşanma dava tarihinden sonra yapılan kredi ödemeleri yönünden denkleştirme yapılarak artık değere katılma alacağına karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmamıştır. Şöyle ki, ilgili banka kayıtları incelendiğinde kardeş tarafından yatırılan paraların yatırım hesabına aktarıldığı ve peyder pey çekildiği görülmekte, ancak çekilen paralarla kredi ödemelerinin yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince de kadının kardeşi tarafından gönderilen paralarla kredi ödemesi yapıldığını teyit eden hesap hareketi olmadığı belirtilmiştir. Ancak banka kayıtlarının (paranın yattığı Vakıfbank hesabı ve kredinin kullanıldığı Finans Bankası hesabı) incelenmesi özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup, bu yönde uzman bilirkişi veya bilirkişilerden herhangi bir rapor alınmamıştır. O halde, Mahkemece, tarafların iddia ve savunması yönünden banka hesap hareketleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi/bilirkişilerden rapor alarak sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
b. Asıl dava konusu 131 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden kadının babası tarafından gönderilen paranın taşınmazın alınmasında kullanıldığı kabul edilerek, denkleştirme yapılıp artık değere katılma alacağına hükmedildiği, davacı-karşı davalının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de kadının babası tarafından gönderilen paranın bir kısmının 22.08.2006 tarihinde çekildiği, bir kısmının da 05.09.2006 tarihinde yatırım hesabından virman yapılarak aynı tarihte çekildiği, taşınmazın 02.03.2007 tarihinde alındığı, bu paraların taşınmazın alınmasında kullanıldığına dair soyut tanık beyanlarından başkaca somut delil olmadığı gerekçesiyle taşınmazın edinilmesinde kullanılan paranın tamamı edinilmiş mal kabul edilerek artık değere katılma alacağına karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, kadının babası tarafından Ziraat Bankası hesabına 08.08.2006 tarihinde 39.500,00 TL gönderildiği, hesaptaki paralar peyder pey 22.08.2006, 23.08.2006 ve 05.09.2006 tarihinde çekildiği, ancak davacı-karşı davalı kocanın istinaf dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanları ile tanık Muhittin Yıldırım’ın beyanına göre taşınmazın 2006 yılının başında alındığı, karşılığında 4 adet senet verildiği, senetlerin ödemesi bittikten sonra taşınmazın tapuda devrinin yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, kadının hesabından çekilen paralarla çek ödemelerinin yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
c. Karşı dava konusu 2336 ada 1 parsel 26 nolu dükkana yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince karşı dava konusu 26 nolu dükkan yönünden kadının çalışarak 1/2 oranında taşınmazın edinilmesine katkısı olduğu kabul edilerek katkı payı alacağına hükmedildiği, davacı-karşı davalının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dilekçesinde artık değere katılma alacağı talep ettiği, katkıda bulunulduğunun iddia edilmediği, talepten başka bir şeye karar verilemeyeceği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesi kararına katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime ait olup (6100 sayılı HMK mad. 33), kadının karşı dava dilekçesinde “mal rejiminin tasfiyesi ile, 01.01.2002 tarihinden sonra ortak kazançla alınan gayrimenkulün değerinin yarısı olan 10.000,00 TL katılma alacağının tahsilini” talep ettiği, davalı-karşı davacı vekilinin 23.03.2017 tarihli dilekçeyle “taşınmazın edinme tarihi itibariyle talebin katkı payı alacağı olduğunu açıklayarak, karşı davanın katkı payı alacağı olarak ıslah ettiklerini” beyan ettikleri de görülmekle, Bölge Adliye Mahkemesince bu dilekçesinin göz ardı edildiği anlaşılmakla, dava dilekçesinde “gayrimenkulün ortak kazançla alındığı” belirtildiğine göre, kazançla katkı iddiasının varlığının kabulü gerekir. O halde, karşı davanın katkı payı alacağı olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, HMK’nin 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine, dosyanın ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.