Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4814 E. 2021/2082 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4814
KARAR NO : 2021/2082
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan … vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl davada davacı vekili, davalı …’in ve kardeşi …’in, dava konusu 324 ve dava dışı 325 parsel sayılı taşınmazlardaki hak ve hisselerinden 2000 m2’lik kısmını vekil edenine 700.000.000 TL bedelle 20.6.1996 tarihinde sattıklarını, satış bedelini nakten aldıklarını ve taşınmazların zilyetliğini devrettiklerini, ancak taşınmazın vekil edeni adına tescil ettirilmediğini açıklayarak, 324 parsel sayılı taşınmazda … adına kayıtlı 168/840 payın 110/840 payının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise, dava konusu taşınmazın … dışındaki diğer kayıt malikleri davalı gösterilmek suretiyle iptal ve tescil isteğinde bulunulmuştur.
Davalılardan …, Kenan ve kayyım … açılan davayı kabul etmiş, davalılardan … davanın reddini savunmuş, davalılardan Osman, …, Havze ve Güssün ise açılan davaya bir diyeceklerinin olmadığını bildirmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairenin 10.4.2017 tarihli ve 2015/2044 Esas ve 2017/5341 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, haricen satışa dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılardan … vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı taraf …’na karşı açmış olduğu asıl davada, …’in payı ile ilgili olarak iptal talebinde bulunmuş olmasına rağmen, sonradan mahkemenin 31.03.2011 ve 12.05.2011 tarihli duruşmalarda verdiği süre üzerine birleşen dosya davalıları hakkında dava açılmıştır. Başka bir anlatımla, dava konusu taşınmazın paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması ve davacı tarafından sadece …’in payının iptali istenilmiş olması nedeniyle davada taraf sıfatı bulunmayan birleşen dosya davalıları; Mahkeme’nin isteği sonucu davada taraf durumunu almış olduğundan ve bu husustaki sorumluluk davacıya yükletilemeyeceğinden, usuli hata sonucunda davaya dahil edilen birleşen dava davalılarından … lehine avukatlık ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 4/c fıkrasının HUMK’un 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazının yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle kabulü ile, hükmün 4/c fıkrasının (c fıkrası hükümde iki kez yer almış olup, “Davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde yazılı c fıkrasının) hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438.maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazları ile, davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının ise 1.bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 108,80 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 1.779,66 TL’nin temyiz eden davalılardan …’dan alınmasına, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.