YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/58
KARAR NO : 2021/4808
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2017/130 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/638 Esas sayılı dosyası ile vekil edeninin davalı ve dava dışı Mustafa Taşcıoğlu, Muharrem Taşcıoğlu arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası devam ederken, 13.07.1998 tarihli taksim sözleşmesi yapıldığını, dava dışı Muharrem ve davalı … taşınmazları üzerinde bina yaptıktan sonra (Biga 1. Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 07987 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi) davalının vekil edenine bir daire kaba inşaat olarak vermeyi kabul ettiğini, sözleşme hükümlerine uyulmaması neticesinde kaba inşaat bir daire karşılığı o dönem rayiç bedeli olan 25.000 DM (mark) ödemeyi taahhüt ve kabul ettiğini, sözleşme gereği için Devrek Noterliğinin 30.01.2017 tarihli ve 706 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ihtar gönderildiğini, Zonguldak İli Devrek İlçesi Karşıyaka Mahallesi 309 ada 74 parsel sayılı taşınmaz üzerinde A blok 1. Normal kat 4 nolu, A Blok Normal kat 8 nolu, B blok 2. Normal kat 9 nolu dairelerden B blok 2. Normal kat 9 nolu dairenin (kat irtifakı kurulmuş olması durumunda) tapu kaydının iptali ile kaba inşaat olarak müvekkil adına tescilini, bunun mümkün olmaması durumunda dava tarihindeki rayiç bedel bilinmediğinden kaba inşaat bir daire karşılığı olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ihtar tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.11.2018 tarihli celsede; tapu iptal tescil taleplerinden vazgeçtiklerini, davaya kaba inşaat bedeli üzerinden tazminat talebi olarak devam ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı vekili, davacının taksim sözleşmesine dayanarak bu davayı açtığını, sözleşmesinin tarihinin 13.07.1998 olduğunu, bu sözleşmeden doğan ifayı talep hakkının zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir bina yapımı söz konusu olmadığını, yapılmamış olan bir binadan kaba bir daire talep edilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin uygulanabilmesi amacı ile vekil edeninin yükleniciye avans olarak devir ettiği 309 ada 74 parsel nolu taşınmazın yüklenici tarafından muvazaalı bir şekilde dava dışı … … adında kişiye satış olarak gösterildiğini, vekil edeni tarafından bu sebeplerle taşınmazın tapusunun iptali ve tescili için dava açıldığını, bu davanın Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/37 Esas nosu ile derdest olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davacının tapu iptali ve tescil talebinin feragat sebebi ile reddine, alacak davasının kabulü ile; 120.000,00 TL’nin ihtar tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 18.07.2019 tarihli ve 2019/309 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararı ile 27.8.1998 tarihli ve 552 yevmiye nolu resmi senet ile oluşan davalıya ait 5 ada 29 parselin 10.7.2015 tarihinde tevhiden 209 ada 74 parsele geldiği, bu parselde davalının payını parsel üzerine inşaat yapmak üzere anlaştığı dava dışı yüklenici …’a satış suretiyle temlik ettiği, bu kişinin de dava dışı … … isimli kişiye devir yaptığı dolayısıyla davalının davacıya 13.7.1998 tarihli sözleşmeye göre daire verme olanağı kalmadığını, her ne kadar davalı taraf dava dışı yüklenici … ile aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davası sonucunun beklenilmesini talep etmişse de, davalı tarafın taşınmaz üzerine bina yapma iradesini koymakla yapılacak binadaki daireyi devretmeyi veya onun bedelini ödemeyi 13.7.1998 tarihli sözleşme gereği yükümlendiğini, dava dışı yüklenici ile davalı arasındaki ilişkinin iç ilişki olup davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 13.07.1998 tarihli taksim sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 13.07.1998 tarihli taksim sözleşmesine göre, kaba inşaat olarak bir dairenin davacı adına tescili, olmadığı takdirde daire bedeli olarak 25.000 DM (Alman markı) bedel ödeneceği kararlaştırılmış, davalı tarafından taahhüt edilen edimin yerine getirilmediği sözleşme gereğince taahhüt edilen 25.00 DM’ın dava tarihindeki (17.04.2017) Türk Lirası karşılığı olan 49.503,16 TL’ye hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru olmamıştır
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.