YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/628
KARAR NO : 2021/4732
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait 42 ada 2 parsel numaralı ve 509,56 metrekare alanlı taşınmazın, davacı idarece 08.06.2004 tarihinde yapılan tespitte davalı şirket tarafından otopark olarak kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek 13.967,82 TL’nin temerrüt tarihi olan 14.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur .
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir .
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı tarafça 06.07.1999-31.12.2004 arası eksik alınan 55,06 metrekare ve 01.01.2005 ile taşınmazın Hazine adına tescil edildiği 10.10.2007 arası 289,06 metrekarelik kısım için ecrimisil talep edildiği, davalı yanca süresinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, dava konusu olan, 509 metrekare alanlı, kargir hükümet konağı niteliğiyle Maliye Hazinesi adına 04.09.1961 tarihinde kayıtlı olan, 2 parsel sayılı taşınmazın otopark yapılmak üzere ve beyanlar hanesine: “1.Otopark yapılmak üzere sicilden terkin edildi. 2.Belediye tarafından satılamaz ve başka şekillerde kullanılamaz ihya edildiği takdirde Maliye Hazinesi adına tescil edilecektir.” şerhi verilmek suretiyle 08.10.1969 tarihinde sicilden terkin edildiği, defterdarlık müzekkeresine göre belediye encümeninin 28.02.2007 tarihli ve 115 sayılı kararıyla terkin amacına uygun olarak kullanılamayacağından 42 ada 3 parsel olarak, 512 metrekare alanlı olarak yeniden Hazine adına tescil edildiği, söz konusu 3 parselin tapu kaydının dosya arasında bulunmadığı; mahkemece, dava konusu edilen dönemler olan 289,6 metrekarelik kısım için 01.01.2005 ile 10.10.2007 tarihleri arası dönem bakımından 16.514,00 TL ecrimisil hesabı yapıldığı; 55,06 metrekarelik alan bakımından 15.02.2000 tarihi ile 31.02.2004 tarihi arasındaki dönem bakımından ise 2.535,00 TL ecrimisil hesabı yapıldığı, toplam ecrimisil miktarının 19.049,00 TL, dava dilekçesindeki talebin 13.697,82 TL ve temerrüt tarihinin ise 14.06.2010 tarihi olduğu, faizin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği, belirtilen dönemlerde kullanımı ve tasarrufu davacı Maliye Hazinesine ait olan taşınmaz kısımlarının otopark olarak davalı tarafından kullanıldığının davacı tarafından yapılan 08.06.2004 tarihli tespitten ve dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle, talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiği sabittir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda ( olumsuz zarar ) ecrimisilin kapsamını belirler.
Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Somut olayda, defterdarlık yazısına göre 42 ada 3 parsel olarak yeniden Hazine adına kaydedilen taşınmazın tapu kayıtları dosya arasına alınarak, davalı yanın zamanaşımı def’i, 3 parselin davacı adına kaydedildiği tarih ve davacının talep sonu olarak belirttiği tarihler dikkate alınarak, davacı adına kayıt tarihiyle talep sonu dönem arası ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.