YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/744
KARAR NO : 2021/4853
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, taraflar adına kayıtlı 102 parsel sayılı taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, parsel üzerindeki evin davacı … tarafından, 100 adet kayısı, 20 adet dut ağacı, islim damı ile motopomp ve tesisatının davacı … tarafından yapıldığını açıklayarak, parsel üzerindeki evin davacı …’e, anılan diğer muhdesatların davacı …’e ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne dava konusu muhdesatların davacılar tarafından yapıldığının tespitine, mülkiyet tespiti talebinin reddine dair verilen ilk kararı, Dairenin 22.11.2016 tarihli ve 2016/16326 Esas, 2016/15895 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu ağaçların davalının parsel hissesini satın aldığı tarihte mevcut olmasına göre davacıların muhdesat tespiti talep etmekte hukuki yararlarının bulunmadığı, motopomp ve tesisatı muhdesat niteliğinde olmadığından talebin reddi gerektiği, dava konusu islim damı ve inşaat halindeki yapı yönünden ise davalı şirketin satın alma tarihinde bu yapıların taşınmaz üzerinde mevcut olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasından sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek davalı lehine bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 102 parsel üzerinde bulunan 100 adet kayısı ağacı, 20 adet dut ağacı ve 1 adet islim odası yönünden davanın hukuki menfaat yokluğundan reddine, 1 adet motopomp ve tesisatı yönünden davanın reddine, 1 adet inşaat halindeki mesken niteliğindeki bina yönünden davanın kabulü ile davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespitine ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde dava konusu inşaat halindeki yapı hakkında davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; bozmadan sonra alınan 20.09.2017 tarihli inşaat mühendisi … tarafından sunulan ek raporda söz konusu yapının davalı tarafça parsel hissesinin satın alındığı 28.08.2009 tarihinde 2-3 yaşlarında olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilimsel görüşe dayalı bilirkişi raporu yerine soyut tanık beyanlarına itibar edilmesi doğru olmamıştır. Bu halde, dava konusu inşaat halindeki yapının satın alma tarihinde parsel üzerinde mevcut olduğu 20.09.2017 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamı itibarıyla anlaşıldığına, anılan muhdesat ile ilgili davacı tarafın bir isteği mevcut ise bu isteğini önceki malikten eda davası ile talep edebileceğine, davacının, tapu siciline güvenerek üzerindeki muhdesat ile birlikte taşınmazı satın alan davalı şirkete karşı söz konusu yapı yönünden tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına göre, Mahkemece inşaat halindeki yapı yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.