YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/771
KARAR NO : 2021/4967
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen davada; Mahkemece, davacının davasının kabulüne, 94.589,31 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmolunan alacak miktarının 10.000,00 TL’lik kısmına 10.04.2014 tarihinden itibaren, 84.589,31 TL’lik kısmına da ıslah tarihinden (15.06.2015) itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dairece dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KA R A R
Davacı vekili, davalının müvekkilinin maliki ve paydaşı olduğu 128, 439 ve 440 parselde kayıtlı, tarla nitelikli taşınmazları 9 yıl önce aralarında yapılan birer yıllık şifai sözleşmelerle 2008 yılı sonuna kadar kullandığını, sonrasında davalının taşınmazlardan çıkmayarak ve ekip biçerek tecavüzde bulunduğunu, davalıya Adana 9. Noterliğinden tanzimli 12.03.2014 tarihli ve 6059 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin 17.03.2014 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek, 2009 yılında sona eren kira mukavelesinden sonra haklı bir neden olmaksızın müvekkiline ait tarlaları ekip biçmek sureti ile haksız zenginleşen davalıdan, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin, yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu edilen taşınmazlardaki hissesini 2004 yılı Ocak ayında davalıya sattığını, 22.000,00 TL parayı aldığını ve çocukları duymasın diye davalıya tapuyu daha sonra devredeceğini söylediğini, davacı ile davalı arasında güvene dayalı harici bir satışın söz konusu olduğunu, davacının bedelini aldığı hisseleri kendi rızası ile davalıya teslim ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, 94.589,31 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu, tarla nitelikli taşınmazlardan 439 ve 440 parsel sayılı taşınmazlarda tarafların 1/3’er oranda paydaş olduğu, 128 parselde ise davacının 1/3 paydaş olduğu, davalı yanca süresinde sunulan cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olduğu sabittir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.
Somut olayın özelliği gereği burada yemin delili üzerinde durulması gerekmektedir.
Yemin; bir tarafın mahkeme önünde belirli bir vakıanın doğruluğu konusunda yasanın öngördüğü şekilde yaptığı beyandır. İspat yükü altında bulunan taraf delil listesinde bulunması koşuluyla uyuşmazlığı çözüme bağlayıcı bir vakıa hakkında hasmına yemin teklifinde bulunabilir. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK mad. 225 vd.).
Taraflardan birinin diğerine yemin önerisinde bulunabilmesi için öncelikle dava dilekçesinde yemin deliline başvuracağını açıkça belirtmiş olması gerekir (HMK mad. 119/e-f-m.) Yeminin, ancak ispat yükü kendisine düşen kişi tarafından önerilmesi mümkündür. Yemin konusu vakıanın önerilen tarafın kendisinden kaynaklanan vakıalara ilişkin olması gerekir (HMK mad. 225)
Yemin, son çare olarak başvurulan bir delildir. Başka bir deyişle, yemin deliline başvurabilmek için öncelikle yemin önerisinde bulunanın ileri sürdüğü diğer delillerin incelenmesi ve bunların yeterli olmadığının anlaşılması gerekir.
Somut olaya gelince; davalı taraf yemin deliline dayanmış ancak mahkemece gerekçesiz olarak yemin talebi reddedilmiş olup, davalı yanın, davacının dava konusu taşınmazlardaki payını kendisine sattığı hususuyla ilgili, ecrimisil talebinin esas dayanağının kötü niyetli kullanım olduğu ve eğer satış hususu söz konusuysa davalının kullanımının iyi niyetli olacağından hareketle, yemin hususu üzerinde durulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.