Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/853 E. 2021/4922 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/853
KARAR NO : 2021/4922
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.07.2019 tarihli ve 2018/19 Esas, 2019/404 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verillmiş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; müvekkili ile davalının Kocaeli ili, Karamürsel ilçesi, 408 ada, 156 parsel sayılı taşınmazda ½’şer oranında müşterek malik olduklarını, dava konusu villanın, davalı tarafından 2003 yılından bu yana herhangi bir bedel ödenmeksizin kullanıldığını, daha önce müvekkili tarafından Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/426 Esasıyla açılan davada davalı aleyhine ecrimisile hükmedildiğini belirterek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık şimdilik 10.000 TL haksız işgal tazminatının ödenmesini istemiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı haksız işgal etmesinin söz konusu olmadığını, taşınmazda davacının eşyalarının da bulunduğunu, yani taşınmazı kullandığını, davacının yararlanmasının engellendiğini ispat ile yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu arsa vasıflı ve üzerinde 3 katlı tripleks mesken bulunan 408 ada 156 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin davalı, 1/2 hissesinin ise davacı adına kayıtlı olduğu, keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre; taşınmazın toplamda 1358,93 metrekare, üzerindeki meskenin ise 525 metrekare yüzölçümlü olduğu, bilirkişi ek raporunda; meskenin bodrum katının bir kısmı ve çatı katının kullanıldığı, diğer kısımların boş olduğu, kullanılan kısmın toplam 95 metrekare olduğunun belirlendiği, bu doğrultuda davacının payına karşılık dava konusu taşınmazda kullanabileceği yerler olduğu, davalının, davacının kullanımını engellediğinin de davacı yan tarafından ispatlanamadığı belirtilerek, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince (2019/896 E, 2019/928 K); tarafların öncesinde Hollanda’da resmi olmaksızın karı-koca gibi yaşadıkları, birlikteliklerinden müşterek çocukları olduğu, Türkiye’ye döndükleri ve davaya konu taşınmazı edindikleri, sonrasında taşınmaza tripleks binanın yapıldığı, davacının ecrimisil istenen dönem aralığından oldukça önce tekrar Hollanda’ya çocukları ile birlikte döndüğü, halihazırda taşınmazdaki tripleks binanın davalının fiili zapt ve tasarrufu altında bulunduğu, davacının, ecrimisile ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/426 Esas sayılı dava dosyası içerisinde bulunan ihtarname ile taşınmazdan yararlanma isteğini açık ve net şekilde ortaya koyduğu, tarafların ayrı yaşamakta oldukları gerçeği ve davacının mülkiyet hakkı karşısında davalının taşınmazdan tek başına faydalanmasında haklı ve geçerli hukuki nedenin bulunmadığı, tarafların geçmişte karı-koca gibi birlikte yaşadıkları, ancak fiilen ayrıldıkları ve aralarında bu dava öncesinde de bir çok uyuşmazlık olduğu, taşınmazın tapuda arsa vasfında olduğu, üzerinde davaya konu 3 katlı tripleks bina bulunduğu, bu binanın bağımsız bölüm şeklinde ayrı kullanım alanının bulunmadığı, davacıdan zeminde fiilen kullanabileceği bir yer olduğundan bahisle husumetli olduğu eski erkek arkadaşı ile birlikte yaşamasının beklenemeyeceği, daha önce taraflar arasında aynı yere ilişkin kesinleşen ecrimisil dava dosyasının bulunduğu ve o tarihten bu yana taraflar arasında yeni gelişen farklı bir durum da olmadığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve 01.01.2013-01.01.2018 arası dönem için ecrimisile hükmedilmiştir. Karar bu defa davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince; kararın gerekçesinde 26.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda belirlenen davacının ½ hissesine tekabül eden 79.350 TL’ye hükmedildiği belirtilmiş olmasına rağmen, kurulan hükümde maddi hataya düşülerek dava konusu taşınmazın tamamı için belirlenen ecrimisil miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HMK’nin 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1-A bendinde geçen “27.168,00 TL” ibaresinin yerine “13.584,00 TL”, “30.084,00 TL” ibaresinin yerine “15.042,00 TL”, “31.080,00 TL” ibaresinin yerine “15.540,00 TL” , “32.928,00 TL” ibaresinin yerine “16.464,00 TL”, “37.440,00 TL” ibaresinin yerine “18.720,00 TL” yazılmasına, HMK’nin 370. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.Başkan